Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 08 Ara 2019, 23:15

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 12 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Ölmeden Ölebilmek
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 15:19 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2008, 02:00
Mesajlar: 111
Konum: ERZURUM
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

Ölmeden Ölebilmek

Hayatın içinde kaybolup gitmenin acısını çekmek ne demektir bilirmisiniz ? İnsanın kendisiyle veya şahsiyetiyle uyum sağlayamamış olması demektir..! İnsanlar değişik dönemlerde farklı yaklaşımlarda ve davranışlarda bulunabilirler .. Bunlar yaş,çevre gibi faktörlerden kaynaklanabilir.Düşünmeliyiz , bu dünyanın gerçekten ÖSS imtihanı olduğunu bilmeyiz…İylerin ve iy olmayanların ayrılacağı imtihan salonu . Sınav kağıdımızda yaşantımızdır.Benliğimizden kaçsak dahi bu gerçeği hergün aldığımız ölüm haberleriyle bir kez daha hatırlayıp , tv de izlediğimiz bir diziyle unutabiliyoruz.

İmanımdaki eksiklikler benimde hayatımda dönem dönem sıkıntılara sebep olmuştur.Bilmedim ALLAH ın kudretinin Altı milyar insanı kapladığını.Yada sadece benimle değil geri kalan beş milyon dokuz yüz doksan bin… kişiylede ilgilendiğini…ALLAH bizimle beraber ve kudreti o kadar büyük ki Yaşantımızda fark edemediğimiz birçok hakikatin vucûda geçmesinin yegane sebebi ALLAH’tır.Bazen durup düşünüyorum yaşadığım bu olay neden böyle sonuçlandı?Oysa onda benim için nice hayırların varlığını idrak etmem hayli zor oluyor.Düşünüyorum , artık düşünebiliyorumki karşılaştığım ne varsa Kadiri Mutlak olan Rabbimizin hakkımızdaki Hayırlara vesile etmesidir …

Evden çıkarken bir anda yolumu değişiyorken kendi kararım olduğunu sanırdım.Oysa Rabbim kimbilir benim o ilk yolumda karşılaşacağım bir çok bela-i Musibedden , beni değiştirdiğim yolla kurtarıyor !!! Ben bunun idrakine şükürler olsun şimdi vardım.Bu büyük bir bilgi birikimi sahipliği gerektirmeyen bir mevzu.Her aklı başında mümin Ölmeden Önce Ölmeyi becerebilmelidir ..! Ölmeden önce ölmek nedemek tir ? Dünyada nefsini öldürebilmektir.Herşeyin ALLAH’tan geldiğini bilmektir .Bedenimizin dünyadaki hareketinden,hayatımızın işleyişine kadar her şeyimizde Rabbimiz var . Tek bir şeyde yoktur ki bu insanın çoğu kez yenemediği bedbaht özelliği olan NEFİSTİR. Nefsinizin bulaştığı işte Rabbimiz yoktur.O sizin kararınızdır.Ama ALLAH O kadar büyük ki yinede sizin için birçok hayırlı kapı açar fakat Görmekde lazımdır ..!

Şuurlu bir ibadet Mantıklı bir yaşam tarzı seçmek sizin elinizde . Yaptığınız yanlışı görebiliyor ve o yanlıştan ALLAH’a sığınabiliyorsanız Ne Mutlu Sizedir.. Şüphesiz ALLAH affedicidir ve affı sevendir.Tövbe etmek insanın gururuna , nefsine , Bencilliğine ağır gelebilir fakat ALLAH bize verdiği uzuvların hiçbirinde bizim yaptığımız bir iylik karşılığı O mükemelliği vermemiştir.Herşeyi karşılıksız vermiştir.İnsan sadece kendine baksa yeterli oluyor.En küçük bir özelliğinize bakın , bir nefes almak için işleyen o mekanizmanın mükemmelliğine bakın .. Bunu ancak sigara vb. sebeplerden dolayı göğüs hastanelerinde yatıp nefes almak için türlü cihazlara bağlı olan insanları gördüğümüzde anlayabiliyoruz.Diyorumya görmekde lazımdır ..!

Rabbimiz , Dünyada bize verdiğin birçok nimeti kendi kazanımlarımız olarak görüp sana Muhalefet ettik.Biz aciz edna kulunuz..Bizleri Rahim Sıfatının Hürmetine Affet.Biz yalnız senden diliyor ve dileniyoruz ..! Amin .

15.12.2008 Maximilyanus

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 15:57 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 2659
Konum: Kamiloba
Alıntı:
Evden çıkarken bir anda yolumu değişiyorken kendi kararım olduğunu sanırdım.Oysa Rabbim kimbilir benim o ilk yolumda karşılaşacağım bir çok bela-i Musibedden , beni değiştirdiğim yolla kurtarıyor !!! Ben bunun idrakine şükürler olsun şimdi vardım.Bu büyük bir bilgi birikimi sahipliği gerektirmeyen bir mevzu.


Sevgili İslaminesil,
Bende bir aralar böyle düşünürdüm, derdim ki kimbilir belki Rabbim beni bela-i Musibedden kurtarıyor.
Sonra baktım ki senin dediğin gibi hayatta benden başkaları da var.
Ne diye hep kendime pay çıkarıyorum ki dedim, kimbilir belki onları da benden kurtarmaktadır...

Selam Sevgi ve Muhammedi Kardeşlikle
Gariban

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 16:44 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 3843
Eskiden çocuğunu bir ustanın yanına veren kimse;
-USTA… eti senin, kemiği benim… derdi. . Yani ; Çocuğumun da senin gibi BİR USTA olması için,
Ne lazımsa onu uygula…

BİZ de diyoruz ki… “Ey Yüce Allahım…SEN’in HABİB’in gibi olmak istiyoruz… SEN’i istiyoruz. SEN’in rızana uygun olsun istiyoruz her halimiz…
Etimiz de kemiğimiz de her şeyimiz de SEN’in ZAT-en…

Bunu diyoruz ama dediğimizi yapamıyoruz… Azıcık dokunmasın etimize, kemiğimize…
USTA’nın yanındaki çocuk gibi hemen yaygarayı basıp eve dönmek istiyoruz.
Oysa ki biz biliyoruz… Allah’tan gayrısı yok ki kaçılacak bir yerimiz olsun…

Ölmeden önce ölmekten bahsediyoruz… ÖL-meyi hiç bilmediğimiz halde…
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMÜŞ OLSAK… bir şeyden bahsetme şansımızın kalmayacağını düşünmüyoruz.
Kapıdan çıkarken ilk aklımızdaki yöne değil de son anda verdiğimiz bir kararla başka bir yöne gidiyor oluşumuzun
Hayatımızda neleri değiştirdiğini düşünüyoruz… İlk gideceğimiz yeri de sonra ki (kendimize göre) seçtiğimiz yönü de
Seçtirtenin O olduğunu unutarak… Böyle düşünmemizin dahi O’ndan olduğunu unutarak…
Çünkü düşünenin yalnızca O olduğunu unutuyoruz da kendimiz düşünüyoruz sanıyoruz.
O’nu isterken O’ndan ayrı olduğumuzu itiraf ettiğimizi fark etmeden…

Ve yazıyoruz, anlamaya anlatmaya çalışıyoruz… Dinleyenin yalnızca O olduğunu unutarak…
Nefsimizden şikayet ediyoruz… BİZ’leri TEK BİR NEFS’ten yaratanın O olduğunu unutarak…

Ve daha neler yapıyoruz Allahım… Şunu anlamamızı idrak etmemizi sağla ki
“YAPAN DA YAPTIRAN DA SEN’sin…”

Sevgili İSMAİL kardeşimizin YENİLENMİŞ BİR NEFESLE GELİŞİNDEN HOŞNUT OLDUK…
ALLAH CC. ve RESULÜ de hoşnut olsun inşallah…
Hoş geldin İSMAİL CAN….

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 16:54 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2008, 02:00
Mesajlar: 111
Konum: ERZURUM
Ölümün pembe dizisini küçük yaşlarda ailemden öğrendim .. Geldik gideceğiz .. Vardık döneceğiz mantığıyla büyüdük.. Oysa dünyaya geçici bir bahçe olarak hiç bakamadık,bilemedik ... Ebediyetin ne kadar büyük bir vuslat olduğunu idrak edemedim...

Herşeyin Allah'dan bir armağan olduğunu göremedim..
İnsanlardan yansıyanın O olduğunu farkedemedim..

Gözlerimi bağlayan bir peçe , kalbimi saran bir ağ yoktu ..

Bakmak başka Görmek başkaymış ..

Hamdolsun, demekki bazen sokaklarda yalnız yürüyüp arayış içinde olmak lazımmış.. Arayan bulur dedik. Mevla lutfetti, Dünya'yı gördük...

Şimdi ibadetimin, gülüşümün, sözümün, sukûtümün, hayrın ,şer-in ne olduğunu anlamak için Yaradanın Yolundayım inşaAllah ..

Doluyum da doluyum
Pervane misali döneyim
Hakk'a ulaş yüreğim
Dersin o zaman Duruyum ...

Yeniden burada Olmayı Nasip Eden Rabbe Şükürler Olsun ..
Onun Elçisi Gönüllerimizin Bekçisine Sonsuz Salat ve Selam Olsun.
Allah ım Hepinizden Razı Olsun ..

Sevgili Gariban abim Biçare Gönüllü Halim can abim ..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 17:14 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 2659
Konum: Kamiloba
Bir sabah kalktım yarı uykulu ise gitmek için arabama bindim, anahtarı çevirip başladım sürmeye, T yolunun sonuna geldim ve her zaman ki gibi sağa doğru bir dönüş yapacakken yola girmeden evvel bir his ile yavaşladım ve kafamı sola doğru çevirdim. Vuuuf diye bir araba solumdan gelerek önümden geçti gitti. O an tuhaf bir his kapladı içimi, çok kısa süreli bu bir anlık halimi henüz taze iken hatırlayıp bir muhakeme yapmaya çalıştım, bu başı nasıl çevirdim o anda? Neden çevirdim? Oysa kafam dalgın ve bomboştu, zaten uykuluydum sabahın erken saatleri, bir an nasıl çevirdim kafamı diye. Hiç bir zaman ben yaptım, ben dikkatliydim v.s dememek lazım, başı bir çeviren var, kader kaza gelince bir gün gelir her yanın dikkat kesilse kafanı çeviremezsin, aklında bağlanıverir, gözünde.

Selam sevgi ve dua ile
Gariban

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 17:30 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2008, 02:00
Mesajlar: 111
Konum: ERZURUM


Yürüdü arş-ı ala Dört semada .
İsrafil boynunu büktü kuş uçusu Beşyüz yılda.
Bir yılan bir kabuğu altında Yetmiş bin Melâike
Zikr-etti Hayy Allah .. Bari Hûda !

Bakmış sola doğru Gariban
Görmüş kazayı aniden
Anlamış Hükmünü, Hâkimden
Ne mutludur gönlü Halinden ..

Seyre Dalmış Gariban
Feyzi almış Gariban
Nerde bunun garipliği sormadan
Bereketi Halk Etmiş Yaradan ...

23.12.2008 17:28



_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 17:41 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00
Mesajlar: 1289
--- Her aklı başında mümin Ölmeden Önce Ölmeyi becerebilmelidir ..! Ölmeden önce ölmek nedemek tir ? Dünyada nefsini öldürebilmektir.---

Tekrar hoşgeldiniz İslaminesil kardeşimiz, Bu cümleniz sık sık kullandığımız ve esefle kınayışla ahhh ile son bulan cümlemiz, beni de hep düşündürmüştür.

Ölenleri görmekteyiz. Bir musalla taşında, bir mezar çukurunda üstüne toprak atılırken. Sonra? Bu dünyada hiç olmamış gibi, hiç yaşamamış gibi, vardı ama yok...

Varken ne yapardı? Telaşları, koşturmacaları, vazgeçilemezleri vardı. Randevularına yetişmeye, sözlerinde durmaya, işlerini bitirmeye, vefakâr olmaya, sevdiklerine kol kanat olmaya ne zamanlar, ne güçler, ne duygular feda etmişti... Bizim gibi...

İşimiz, ekmek derdimiz??? Eşimiz,dostumuz, sevdiklerimiz, sevenlerimiz???

Dünya telaşı... Sahne-Oyun-Perde...

Geri dönmek umud edilseydi, dönülebilseydi... Ölüm anında içten, en derinden gelen bir arzu ile biraz daha imkan verilseydi, ne yapardı? Ne yapacaktı?

Sanırım ki aynen devam...

Mü'min bugün ölecek gibi ahireti için, hiç ölmeyecek gibi dünya için çalışmalı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in nasihatı. Bugün öleceğimizi bilsek ne değişir yaşantımızda? Hakk'a'l-yakîn hissetmedikçe hiç bir şey.

Peki bu durumda ölmemiz mi gerek biz her şeyi bırakmadan her şeyin bizi mi bırakması gerek? Bırakamaz mıyız? Terkedemez miyiz günlük işlerimizi. Hepsi bu kadar ACİLken???

Hem bırakıp bunca önemli(?) işleri hem de nasıl sonsuzca yaşayacak gibi olabiliriz? Bunu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in dışında yaptıklarına bakarak değil özünde olarak anlayabiliriz. Onun özünde olmak nasıl olabilir? Nasıl "O" olup bunu bilir ve yaşarız? Buranın bilgisi bende yok "bir bilen" anlatır inşallah.

Bütün bu yazılanlardan sonra -ölmeden evvel ölmek- nefsimizi mi öldürmektir yoksa nefsimizle birlikte bu hali bu ANı yaşamak mıdır diye düşünürsek Kulihvani'nin bize bildirdiği bilgiden baktığımızda nefsimizle birlikte bu hali yaşamaya geçişin doğru bir gidiş olduğunu anlıyorum.

Sonuç; nefsimizle kalbimizle ruhumuzla ve bedenimizle birlikte dünyada HAKK'ın oldurduklarını olduğu ile yaşamak, tepkisiz, telaşsız, kaygısız, güzel bir hoş kabul ile gönülden onaylayarak tasdik etmek ve "kalu bela" demektir sanıyorum.

Sürç-i Lisan ettim ise affola.


En son gullale tarafından 23 Ara 2008, 20:36 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 18:07 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2008, 02:00
Mesajlar: 111
Konum: ERZURUM
Hoşbuldum , Safa Buldum .. Allah Razı Olsun .

Nefsi öldürmek insanın Benliğini değil Bencilliğini öldürmesidir.Dünya hayatı bizler için imtihan olmakla beraber aynı zamanda Ahirete hazırlıktır.İy olanın ve ''iy olmayanın'' ayrılacağı cennet bahçesidir.

Dünya hayatınıda yaşamak gereklidir.Fakat bunları yaşarken önemli olan Allah'dan geldiğini unutmamaktır.

Nasipse , takriben 55 güne askerlik vazifemi ifşa edeceğim.Bu süreçte yaşadıklarım beni gerçekten hayretlere düşürdü.Yaradan'dan geldiğinin idrakide ayrı bir mutluluktu benim için ..

Sevgili güllale ablacım ,

Bu yolda yoldaş , İkramda kardeş , Huzurda sarhoş , Dünyada meyhoş olmak dileğiyle ..

Allah ın Rahmeti , Bereketi , Mağfireti , Merhameti üzerinize olsun inşaAllah ..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 19:37 
Çevrimdışı
Saygın Üye
Saygın Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 272
Kaza kaderin tecellisi değilmidir zaten. Kaza "bir şeyi sonuna getirerek hükme bağlamak", yani onun sözle veya hareketle tamamlanması, "fiillerin zamanında yaratılması"dır. Aslında genellikle olumsuz durumlar için kaza kelimesini kullanırız.

Bize göre hayatımızda bizi sola döncekken sağa döndüren, ya da Gariban kardeşimin anlattığı gibi hiç neden yokken başımızı sağa ya da sola çevirmemiz birer kazadır. Rabbim dilemiştir biz yolumuzu değiştirmişzdir. Rabbim dilemiştir bir kaderimizden diğer kaderimize koşmuşuzdur.

Zaten "Kadere, hayır ve şerrin Allah Teala'dan geldiğine iman" imanımızın şartlarındandır.Acizane böyle düşünmekteyiz.

Söylediklerimizdeki güzellikler Rabbimizden hatalar nefsimizdendir.

Doğrusunu Allahu Teala bilir.

Es Selam

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 19:43 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2008, 02:00
Mesajlar: 111
Konum: ERZURUM
kul yazdı:

Söylediklerimizdeki güzellikler Rabbimizden hatalar nefsimizdendir.

Doğrusunu Allahu Teala bilir.

Es Selam



ve Aleyküm Selam.

Değerli katkılarınızdan ötürü teşekkür ederim.Allah razı olsun.


_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 19:53 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00
Mesajlar: 1289
Değerli Kul kardeşim, demişsin ya, söylediklerimizdeki güzellikler RABBİMİZDEN, hatalar nefsimizdendir... diye.

Sormak geldi içimden sana,

- Söylediklerimizi kendimiz, bizzatımız mı söylemiştir?
- Hata, yanlış, kusur, eksik, çirkin, kötü nedir? Tam, doğru, düzgün, güzel, iyi nedir?
- Nefsimizden yapıp etmelerimiz nasıl yapıp etmelerdir?

Bu soruları dönsen bana sorsan kaçar giderim. Sana kolay gele...


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 23 Ara 2008, 20:06 
Çevrimdışı
Saygın Üye
Saygın Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 272
Kıymetli Güllale Kardeşim;

Sağ olun, var olun öncelikle yüreğimizden geçen bunlardır.

Sorularınıza gelince:

Şayet söylediklerimiz cehaletimizden kaynaklı ZANlarımız ise kötüdür. Çünkü ZANnın çoğu haramdır. Kuran-ı Kerim , Hadis ya da Sünnete dayanıyorsa güzeldir.

Hepsinden önemlisi söylediklerimiz "Allah CC nun rızasını kazanmak" içinse güzeldir. Ancak okuyanlar "ne de güzel yazmış" desinler diye ise nefsimizdendir o da kötü ve çirkindir.

Sonuç olarak kalbimizden geçenleri bile bizden iyi bilen ; ilmiyle herşeyi kuşatan

"Rabbim doğrusunu bilir."

Es Selam

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 12 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye