Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 18 Kas 2019, 01:51

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 76 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2, 3, 4  Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 24 Ara 2012, 15:32 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Bu konuyu facebook'ta paylan!
YAŞAYAN AKSARAY ÂŞIKLARI

Resim

Âşık Murat COŞKUN

İlk okul yıllarımda köyümüzün Gölbaşı Meydanı vardı Köye Meydanı denirdi, meclisti..
İki söğüt ağacının altındaki gölge kumların üstüne oturan, bağdaş kuran yaşlı, genç köylüler binbir konu konuşur, şehre gidenlerin getirdiği gazeteler bir de Âşıkların saman kağıda teksir edilmiş Destanlarını sesi güzel delikanlılara okuturlardı.
İlk duyduğum ve beni çok etkileyen
Âşık Mehmet Akça'nın "Keskin Tiren Gazası Destanı"ydı..
Sonraki yıllarda Aksarayda orta okul okurken bir köşe başında elinde bir tomar Destanını tiz sesiyle gözleri kapalı bağırırken arada bir
danesi 25 guruş! dediğini hatırlarım..
Yine Hamidiye Alacalı tasavvufî şiirleri olan
Âşık İdris'in bir kitabı vardı ve Hoca Amucamı ziyarete köye geldiğinde dinlemiştim kendisini.
Âşık Cemâl’i ise sitemizde tanıtmaktayız..inşaallah Hakan devam eder.

Âşık Murat COŞKUN da Hamidiye Alaca köyündendir.
Son Sılama gidişimde bir kitabını gördüm bir yakınında, Aksaray Belediyesi bastırmış..
Bu değerli âşığımızı köylü aklı ve ağzıyla tanıyalım istedim..
ve günümüz âşıklığına örnek olsun diye kitabını aynen yayınlamak diledim..
Kendisine uzun ve hayırlı ömürler dua ederim..
Hazırlanmasında her zaman ve her hususta hasbî hizmette olan Ahmed Çakır canımıza teşekkür ederim.

ALLAH celle celâluhu bu kadirşinas MiLLetimİZi Âşıksız bırakmasın inşae ALLAH!..

MuhaMMedî Muhabbetlerimle..


Resim


Resim
hamidiye alaca ve hasan dağımm..

SUNUŞ:

Milletleri millet yapan unsurların en başında kültür mefhumu akla gelir. Bilindiği üzere kültür insanoğlunun bilgi, inanç davranışlar, milletin örf ve adetlerinin bütünüdür. Bir başka ifade ile kültür, kimliğimizi ve kişiliğimizi oluşturan hayatımızın her anını kuşatan değerler manzumesidir. Bunun içindir ki Atatürk ''Cumhuriyetin dayanağı Türk topluğudur. Bu topluluğun fertleri Türk Kültürü ile ne kadar dolu olursa o topluluğa dayanan Cumhuriyette o kadar güçlü olur" demiştir.
Dünyada bulunan diğer milletler arasında en eski ve kalıcı olma özelliği taşıyan Türk Kültürü gerek coğrafi alan, gerek zenginlik bakımından başta gelir. Bu kültürümüzün sürekliliğinde, gelişmesinde ve yayılışında bir emek sarf eden ortaya bir değerler manzumesi koyan bütün ozan ve âşıklarımıza gereken ilgiyi, sevgiyi ve itinayı en güzel bir şekilde göstermek zorundayız. Zaten asırlardır devam eden ozanlık ve âşıklık geleneğimizin Türk Kültürüne yaptığı katkı ve ortaya koyduğu eserler daima halkımızın takdirine mazhar olmuştur.
Aksaray'a 18 Nisan 1999 yılında yapılan genel seçimlerde halkımızın büyük çoğunluğunun teveccühü ile belediye başkanı seçildikten sonra projelerimi uygulamaya başladım.
Orta Anadolu'nun yıldızı parlayan şirin Aksaray'ımızın çağdaş uygarlık düzeyine çıkmasında ve kalkınmasında yalnız tarım ile yalnız sanayi ile olmayacağını biliyorum. Tarım ve sanayi unsuruna ilave olarak en büyük desteğin kültüründen diğer hizmetlerin kalıcı olabilmesi için halkımızın da kültüründen geçeceğinin şuurundayım. Yaptığımız ve yapacağımız duyarlı olması gerekmektedir. Bu amaçla yatırımların ve hizmetlerin yanında hızlı bir kültürel faaliyetlere de girişme lüzumunu hissettim.
Gelecekte yapmayı düşündüğümüz kültürel etkinliklerden olarak Aksaraylı halk şâirlerini ve eserlerini inceleyen bir dizi çalışma yaptık. Gerek millet olarak, gerek Aksaray halkının yaşam tarzını, ortak problemlerimize bakışındaki derinliği ve vermek istediği mesajları ile Aksaray'ımıza yakışır bilge şâiri Murat COŞKUN'un şiirlerini öncelikle yayınlatmayı uygun bulduk. Şiirlerinde yer alan Allah aşkı, hicivleri, övgüleri, takdirleri, halkımıza uyarıları, sohbetleri ile yıllardır süregelen bir gelişmenin, olgunlaşmanın seyri olarak zihinlerimizde kalıcı izler bırakmıştır. Aynı zamanda terennüm ettiği mısralarında halkımızın çözülemez sandığı meselelerimizin, sıkıntılarımızın bir tercümanı olarak, onda bir kalb birlikteliğini, bir dert ortaklığımızın çığlıklarını görürüz. Önümüzdeki yıllarda da diğer halk şâirlerimizin eserlerini yayınlamaya çalışacağız.
Evvela eserin sahibi Murat COŞKUN'u tebrik eder, daha nice yıllar güzel eserler vermesini Cenâb-ı Allah'tan niyaz ederim. Eserin hazırlanmasında emeğini esirgemeyen İI Kültür Müdürü Ruhi ÖZKANLI'ya teşekkürü borç bilir, diğer emeği geçenleri kutlar başarılarının devamını dilerim.


OSMAN ERTUĞRUL
Aksaray Belediye Başkanı

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 30 Ara 2012, 21:36 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
ÖNSÖZ

Türk kültürünün ve Türk edebiyatının vazgeçilmez unsurlarından biride Âşıklık ve Ozanlık geleneğidir. Bu gelenek, Orta Asya bozkırlarında başlamış, günümüzde yaşamakta ve yaşatılmasına devam edileceğine inandığımız bir anânedir. Orta Asyada Kam, Baksi; Eski Anadolu Türk Edebiyatında Âşık, Saz Şâiri; Türkiye Cumhuriyeti Halk Edebiyatı da ozan adını almaktadır. Halkımız ve edebiyatçılarımız bu şahıslara kimi zaman Halk Şâiri, Kimi zaman âşık, kimi zaman da ozan demektedir.
Bence, şehrinde, köyünde kendi kendine veya bir ustanın yanında yetişerek, yalnız kalemiyle içinden geldiği gibi şiir yazan kimseye
"Halk Şâiri", hem şiir yazıp hem de bunu sazıyla terennüm eden şâire "Ozan" (Saz şâiri), Halk Şâirleri ve Ozanlar arasında yetişip onlardan birisi olmuş, daha sonra "Aşk Şarabı" veya "Aşk Bâdesi" içenlere ÂŞIK denmesinde büyük faydalar vardır. Türk edebiyatında da bu ayırımın yapılması daha uygun olacaktır. Yalnız şunu da vurgulamaktan geçemeyeceğim. Gül, ister sarı, ister kırmızı, ister siyah olsun yine GÜLdür.
Şiirlerinden bir demet sunmaya çalıştığımızı Murat Coşkun Halk Şâirliğinden çıkmış
"ÂŞIK" olmuş bir şâirimizdir. Gençliğinde şiir söylemeye başlayan ve ilk şiirlerini mukaddes asker ocağında yazan Murat Coşkun, kendi köyündeki Âşık İdrisi'den ders alarak şâirliğini geliştirmeye başlamıştır. Kendi ifadesiyle "Aşk Bâdesi"ni içmiştir. Bunu, kendi hayatından ve şiirlerinden çıkarmak mümkündür. Artık Murat Coşkun bir "Âşık"tır.
Âşık Murat Coşkun'un şiirlerini Biçim ve Muhteva yönünden incelememizde fayda görüyorum.


BİÇİM YÖNÜNDEN:

Şiirlerinin bütününde milli vezin HECE'yi kullanmıştır. Hece'nin daha çok 11'li kalıplarını da kullanmakta büyük ustalık göstermektedir. Kafiye ve rediflerinde daha serbest davranmıştır. Daha çok rediflere dayanan bir âhenk söz konusudur.

MUHTEVA YÖNÜNDEN:

İç âhenk (Söz Musikisi) tesadüflere bağlıdır. Çok güzel söylenmiş mısraların yanında zayıf mısralarada rast gelmek mümkündür. Benzetmeler, kendi köyünün özelliklerini yansıtır. Bâzen Arapça veya Farsça terkiblerde görülür. Aşığımız, Kırım kökenli bir Türk'ün çocuğu olmasından dolayı, kelimeleri kullanışı Kırım Ağzını çağrıştırır. Kendi çevresinin ve bölgesinin kullandığı kelimeleri kullanışında bir ustalık vardır. Bazı kelimelerde "h" sesini göremeyiz. Bir şiirinde ise Tatarça kelimeler görmekteyiz.
Şiirlerinde, Tanrı Aşkı, Yiğitlik, Toplumsal ve Günlük Hadiseler ve Din Temalarını işlemiştir. Kimi zaman, babasının geldiği Kırım yeşilliklerinde at koşturuyor, kimi zaman Çeçenistan Destanını yazmak için yanşıyor, kimi zaman kendi köyündeki berberi zarif bir nükte anlayışıyla terennüm ediyor, kimi zaman tasavvufiîve dinî konuları işlerken heykeltıraş inceliğini gösterirken sanki Arafat Dağında "Lebbeyk Allahümme Lebbeyk!" nidâsını gönlünüzde tekrar ediyorsunuz. Kimi zamanda günlük olayları ve şahısları anlatırken onlarla beraber yaşıyorsunuz. Bu derece çok yönlülük gösteren Âşık Murat Coşkun'un bence tek kusuru, şahıslara karşı yazdığı bazı şiirlerinde abartılı bir ifade kullanmasıdır.
Âşığımızın şiirlerinde işlediği temâların büyük ağırlığı din ve tasavvuftur. Hemen hemen bütün şiirlerinde din unsurlarını görmek mümkündür. Aksaray'da doğup, Türkiye'nin bir çok yerinde yaşadığına ve Aksaray'da mekanı bulunduğuna kati delillerle inandığımız
"Bizim Yunus"un sevgisini yüreğinde, beyninde ve bütün organizmalarında hissetmiştir. Bu sevgiyle ilgili şiirleri oldukça yekûn tutmaktadır. Ancak bir kaç tanesini alabildiğim şiirlerinde, Yunus Emre için:

Aksaray bucağında,
Tapduk'un ocağında
Kaynayan sıcağında
"Bizim Yunus"u gördüm.

Anadolu ilinde,
Hacı Bektaş Veli'de
Ekeciğin belinde
"Bizim Yunus"u gördüm.

Bir başka şiirinde Aksaray'da, oğlu Baba Yusuf Hakiki'yle birlikte makamı bulunan "Somuncu Baba" yani Şeyh Hamid-i Veli için:

Erdebilde çözdün ilmin bağını
Hakkın sevgilisi Şeyh Hamid-i Veli
Şimdi süslüyorsun Ervah Dağını
Gönüllerde sevgin ŞeyhHamid-i Veli.

İnce bir nükte anlayışı ile at ve eşeği karşılaştırması bana, Şeyhi'nin meşhur Harnâmesini hatırlatırken, Türkün ata verdiği önemi göstermesi çok önemlidir. Diyor ki:

Bol bol verdim arpa ile samanı
İnadı tutunca çekmez sabanı
Sevmiyorum eşeği sanki yabani
Atın hali başka merkebin başka.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk için:

İlk başta dümeni Samsun'a kırdı
Kurtaralım dedi şu aziz yurdu
Düşmana çiğnenmek ne kadar zordu
Toplanın başıma dedi Gazimiz.

Kumandanlar bir araya geldiler
O Atatürk'ü Başkumandan bildiler
Bu vatanın göz yaşını sildiler
Hücum arkadaşlar dedi Gazimiz.


Bilindiği gibi Halk Şâirlerimiz arasında yaşatılan çok güzel bir gelenek vardır. Bu şâirler arasında atışmadır. Âşık Murat Coşkun bu geleneğe uyarak:

Alın sazları ellere
Gelin meydana meydana
Aşkı doldurun gönüllere
Gelin meydana meydana

dörtlüğüyle Halk Şâirlerini atışmaya davet eder. Bu davete Aksaray'daki Halk Şâirlerinden Huludü, Âşıkoğlu (Bekir Coşkun), Âşık Molla, Âşık Nazmi, Âşık Sururi, Abdullah Turna davete uyarak, Aksaray'da yayınlanan yerel gazetelere şiirlerini gönderirler. Bu şiirlere de kitabımızda yer verdik.

Bir şiirinde Karacaoğlan'a seslenirken, memlekette ve insanlardaki değişikliği oldukça güzel, anlamlı ve alaylı bir şekilde gözler önüne serer. Derki:

Kezban, Hatça, Sunaların
Zülüfleri burmaların
Bu testisi kurnaların
Güzellerin üryan oldu.

Şiirlerinde bir bütünlük söz konusudur. Bazı şiirleri çok uzun olmasına karcın, yine de bir güzellik ve bir bütünlük bulmak mümkündür. Kendi deyimiyle "Yüksek okul mezunu ama, üç sınıflı köy okulundan terk" olmasından dolayı edebi yönden ufak tefek kusurları mevcuttur. Bunu görmemezlikten gelirsek olgunlaşmamış bir şâirle karşı karşıya kalırız.

Âşık Murat Coşkun'la baş başa çalıştığımız günler çok olmuştur. Aramızda tartışır, doğrusunu bulmaya çalışırken, bir şiirini sesli okudum, dinledi ve arkasından bir çocuk saflığıyla
"Bunu ben mi yazmışım? " diye sordu ve ilave etti, "Ben değil herhalde kalem yazmıştır" cevabını verişinde ayrı bir uslup gördüm. Bir defasında benimde ismimim geçtiği bir şiirini getirdi. Okudum, beğendim. Fakat kırmamaya çalışarak "Âşık, şahıslar için yazdığın şiirleri beğeniyorum, ama biraz abartılı buluyorum. Bunu ben kabul etmeyeceğim dediğim zaman, utanarak ve biraz sıkılarak şiiri tekrar ceketinin iç cebine koyuşunu unutamam. Bunu neden yaptım, neden söyledim bilmiyorum? Ama, ruhundaki Türk insanı tanımına uygun bulmadığım için yaptığımı zannediyorum. Çünkü, Türk'ün gururlu, eğilmez ve bükülmez bir çelik gibi olmasını isterim.

Âşık Murat Coşkun'un şiirlerini sekiz ana başlık altında toplamayı uygun buldum. Bunlar:

I- Aksaray, Aksaraylılar, Aksaray için Çalışanlar,
II- Dini ve Tasavvufi Şiirleri,
III- Milli Konular ve Kahramanlık Şiirleri,
IV- Memleketim ve İnsanları,
V- Felsefi Şiirleri,
VI- Belirli Gün, Hafta ve Konular
VII- Hicivler,
VIII- Atışmalardır.

Aksaray İlinde Belediye Başkanlığınca böyle bir eserin hazırlanmasından duyduğum memnuniyeti kelimeler ifade edemez. Yaşayan Halk Şâirlerimizin şiirlerini değerlendirmek, geleceğimizin teminatı yeni nesillerin istifadesine sunmak, Aksaraylı kitap severlerin ve Türk alemi okuyucularının hizmetine sunmak güzel bir hadisedir. Bu eserin, edebiyatçılara, dil uzmanları, folklor araştırmacıları için bir Kaynak teşkil etmesi arzusundayım.

Toplumumuzda yavaş yavaş yok olan sevgi ve hoşgörü unsurunun yakalanmasında bir nebzecik katkısı olacaksa kendimi mutlu addedeceğim. Toplum olarak
Kur'ân-ı Kerimân-ı Kerim'deki BİLGİYİ, Yunus Emre'deki SEVGİYİ, Mevlânâ Celaleddin Rumî'deki HOŞGÖRÜ yakalamak mecburiyetindeyiz. Toplumumuzda Demokratik sosyal düzenin kurulmasında, yaşatılmasında, Anadolu'nun Türkleşmesi ve islamlaşmasında emeği geçen ALP-ERENLERİN yerini bugün BİLGİ-ERENLERİN, GöNüL-ERENLERİNİN alması dileğimle. 16 Ocak 2001

AKSARAY RUHİ ÖZKANLI
İl Kültür Müdürü

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2013, 14:24 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
AŞIĞIN DİLİNDEN HAYAT HİKAYESİ

1902 yılında Kırım'dan Anavatana göç etmek mecburiyetinde kalan bir Türk'ün oğluyum. Aksaray'ın Hamidiye Alaca Köyüne yerleşen bu aileden 1923 yılında dünyaya gelmişim. Uçsuz bucaksız olan bozkırda 3 sınıflı ilkokulu bitirdikten sonra çiftçilik yapan ihtiyar babama yardımcı olmaya başladım. 1941 yılında askere giderek, vatanî görevimi 4 sene yaptıktan sonra köyüme döndüm. Ailemin geçimini sağlamak için çobanlığa razı oldum.

Günler günleri, aylar ayları, yıllar yılları kovalarken 28.01.1956 gecesi bir rüya gördüm. Rüya beni o kadar etkilemişti ki, yazmaya zorluyordu. Öyle ki kalbimde ateşlenen o kıvılcımlar, ya Mecnun gibi çöllere, ya Ferhat gibi yalçın dağları delmeye mecbur edecek ya da yazacaktım. O tadı, lezzeti okuyacak, bağıra çağıra bütün âleme duyuracaktım. Beni hiç bir güç yenemezdi. Hemen köyümüzün tek bakkalına giderek kalem defter aldım. Önce gördüğüm rüyayı yazdım. Sanki kalem bana yaz, yaz diyor. Beynim, dimağım durmuş, kalbim atmıyor, ne yazacaktım bilmiyordum.
"Hak Yolunda" dedim şiir yazdı kalem. "Vatan- Millet Yolunda" dedim kalem yazdı. Yazan ben değildim. Gizli bir kuvvetin veya tarifini yapamadığım, yapamayacağım bir gücün esiri olmuştum. İşte 38 senedir yazıyorum.

ilk zamanlar birçok destanlar bastırdım, sattım. Bu bir gelenekti. Pazar yerlerinde destan okuyarak satmak. Son 20 yıldır bu güzel geleneğimiz yok olmuştur. Gazetelerde, dergilerde, Kültür Bakanlığının Yunus Emre, Âşık Veysel ve benzeri kitaplarda şiirlerim yer aldı. Yüzlerce şiirimde bu arada telef oldu. Şimdi ise okuyucularıma kalıcı olsun diye, mühim olan Allah'ın izni ile dilimin döndüğü kadarıyla bir şeyler tattırmaya çalışacağım. Takdir siz okuyucularımındır.

Şimdi yaşım 78 oldu. Halen aynı köyde yaşamaktayım. 3 kız, 5 oğlan babasıyım. Bu meyanda iki buçuk devre köy muhtarlığı yaptım. Kıymetli okuyucularım
"Yaş 70 iş bitmiş" anlayışında değilim. Allah yolunda, vatan-millet uğruna, hak ve adalet üzere şiirlerimle mücadele etmeğe devam ediyorum. Anadolu'nun bozkır topraklarında yetişen bir Âşığın deyişlerini, bazı çevrelerin duymalarını istediğimden şiirlerimin bir kitapta toplanmasını arzu etmekteyim.

Sizi, Allah yolunda
"Hayalimde Bir Gece" dediğim o tatlı âlemi sunduktan sonra, şiirlerimle baş başa bırakıyorum.


BEN NASIL ÂŞIK OLDUM

Hak yolunda akıt yası
Görürsün sen orda Arşı
Orası bir şirin çarşı
Gel gönül Hakka gidelim
.

*


Çarşıda kurulur Pazar
min olan orda gezer
Kâtipler var amel yazar
Gel gönül Hakka gidelim
.

*


Hakkın divanına durdum
Sualine cevap verdim
Gönlümü Mevlâya verdim
Gel gönül Hakka gidelim
.

*


İki melek, pirim Âdem
Aşk gönüle bastı kâdem
Allah
'ı sevmişiz mâdem
Gel gönül Hakka gidelim
.

*


Murat Coşkun söyler adın
Kavuşmaktır hep muradım
Kalbimdeki senin tadın
Söyletir beni Allah
'ım

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 Oca 2013, 11:19 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
RÜYÂ İLE GELEN AŞK!..

Hayalimde geldi üçler
Biri Yunus Emre idi
Aşkı gönülleri süsler
Miskin Yunus Emre idi..

*

Öptü yüzümden, gözümden
Benliği aldı özümden
Haberin almış sözümden
Sundu bana cennet gülü

*

Doymadım içirdi dolu
Gel gidelim Hak'ın yolu
Mevlâ sever varan kulu
Savrulanlar aşkın külü

*

Ölmeden öldü sayıldık
Hak sevgisiyle ayıldık
Muhabbet ile ayrıldık
Yatkı beni tatlı dili

*

Değer mi kalbi kırmaya
Çâresi yoktur sarmaya
Yüzün yok dosta varmaya
Uzat kardeş sıkam eli

*

Coşkun, Yunus diyârında
Gönüller yapmak kârında
Âşıkların pazarında
Hak şarabı dolu dolu

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 Oca 2013, 14:31 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 4770
ÂŞIK Murad Coşkun şairimizin "RÜYÂ İLE GELEN AŞK!.." şiirini okurken akşam gördüğüm rüyayı hatırladım da...

"Rüyamda Murat diye bir arkadaşım vardı ve onun da pek çok arkadaşı vardı. Onun bütün arkadaşlarıyla, daire oluşturarak sıralandıkları kocaman büyük bir salonda el sıkıştım. Hepsiyle TEKer TEKer el sıkıştım."

Şairimiz şiirinin 5. mısrasında kalp kırgınlıklarımızın DOSTa varmaktan bizi alıkoyduğunu ve bu kırgınlıklarımız olduğu sürece bu çaresizliği yaşayacağımızı ne kadar güzel anlatmış ve de kardeşlerinden ellerini sıkmak için uzatmalarını istemiş. Buradaki kalb kırgınlıklarını BİZ BİR-İZ SIRRı içerisinde kendimizin ya da karşımızdakinin kalbinin kırk olması arasında hiç bir fark olmadığını BİLmek olarak anlayıp, aslında şairimizin uzat elini kardeş derken kendi yaşadığımız kırgınlıklarımızla barışma zamanımızın geldiğini ve tokalaşarak kendimizle aramıza koyduğumuz kırgınlık perdesinin ortadan kaldırılması olarak anlıyorum.

Âşık Murat Coşkun şairimizin şiirleri sanki O'ndan BİZe uzanan eller gibi...
BİZden BİZe her birine TEK TEK "merhaba" der gibi...
"HOŞGELDİNİZ" demek istiyorum....

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 14 Oca 2013, 07:34 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
AKSARAY, AKSARAYLILAR ve AKSARAY İÇİN ÇALIŞANLAR

Resim

AKSARAYI TANIYALIM:

Kısaca duyduklarımızı yedi sefer batmış ve dirilmiş Ervah Dağında, içinde ve çevresinde 70.000 evliyası mevcuttur. Ervaha giriş kapısında bir pelit ağacı vardır. Adına Kanlı Pelit derler. Bazı söylentilere göre"Adamın biri yakmak İçin dalını kesip evine götürmek İster, ağaca çıkar baltayı bir vurur, ikinciyi vuracağında ağaçtan düşer, ölür. Onun için Kanlı Pelit demişler diye söylenir.

Hayır öyle değil, öğrendiğim kesin bilgilere göre;
Balkan Harbinde görenler şöyle anlatıyor: Ağacın bütün vücudundan yani gövdesinden kan ağlamış, gözyaşı gibi damla damla akmış. Bunu görenler görmüş, görmeyenlere sözüm yok. Fakat, İstiklal Savaşı sona erince o mübarek Ulu Pelit Ağacının gövdesinden akan kanlı yaşlar dinmiş, kaybolmuş. İsmine o zaman Kanlı Pelit demişler. Bunu duyan Murat Coşkun durabilir mi?
Hemen Ervaha ziyarete gittim, pelit ağacını öptüm ve yaşını sordum.
Ben sordum.
Benim ağzımdan Kanlı Pelit cevap verdi.


Resim

MURAT COŞKUN:
Gövden gayet kalınmış
Söyle pelit yaşın bana
Kanlı ismini nam almış
Söyle pelit yaşın bana

PELİT AĞACI:
Aksaray çok oldu viran
Canavarlar etti seyran
O günlere kaldım hayran
Belli değil yaşım benim

MURAT COŞKUN:
Bugün geldim eşiğine
Belendim aşk beşiğine
Göster bakayım dişini
Söyle pelit yaşın bana

PELİT AĞACI:
Yaşadığım Evrah Dağı
Bura evliya yatağı
Onlar derdimin ortağı
Belli değil yaşım benim

MURAT COŞKUN:
Anladım çok günler gördün
Yaradana gönül verdin
Gizli sırlarına erdin
Söyle pelit yaşın bana

PELİT AĞACI:
Ben bir pelit ağacıyım
Hem tatlıyım hem acıyım
Türlü dertler ilacıyım
Belli değil yaşım benim

MURAT COŞKUN:
Binlerce yıl burda kaldın
Kanlı ismin nerden aldın
Cihana ününü saldın
Söyle pelit yaşın bana

PELİT AĞACI:
Coşkun açtın dertlerimi
Düşman yaktı ciğerimi
Kan eyledi her yerimi
Belli değil yaşım benim

MURAT COŞKUN:
Döktürdün alın terini
Göndereydin erlerini
Sen bilirsin yerlerini
Söyle pelit yaşın bana

PELİT AĞACI:
Kurtuldu aziz vatanım
Rahatladı benim canım
Helal olsun akan kanım
Belli değil yaşım benim

MURAT COŞKUN:
Aksaray'ın bucağında
İlim irfan ocağında
Neler gördün şu çağında
Söyle pelit yaşın bana

PELİT AĞACI:
Çok âşıklar geldi geçti
Aşkın şarabından içti
Tarihini bilmek güçtü
Belli değil yaşım benim

MURAT COŞKUN:
Gel şu latifeyi kaldır
Sözlerin şekerle baldır
Bir yudumda bize doldur
Söyle pelit yaşın bana

PELİT AĞACI:
Konuk eyledim ben seni
İhtiyarım yorma beni
Unutmuşum yılı günü
Belli değil yaşım benim

MURAT COŞKUN:
Yaprakların perde perde
Sen uğrattın beni derde
Kesin Kararın ver de
Söyle pelit yaşın bana.

PELİT AĞACI:
Karacaoğlan, Yunus musun?
Ahtın mı var duruyorsun?
Dönüp dönüp soruyorsun
Belli değil yaşım benim.

MURAT COŞKUN:
Ne mecnunum ne Gamberim?
Seninle sohbet ederim
Haber verirsen giderim
Söyle pelit yaşın bana.

PELİT AĞACI:
Davut gibi örsün mü var?
Ali gibi gürzün mü var?
Ömer gibi hırsın mı var?
Belli değil yaşım benim.

MURAT COŞKUN:
Atamız Âdem'le Havva
Benimki bir kuru dava
Edeceğim sana dua
Söyle pelit yaşın bana

PELİT AĞACI:
Karşıdan gördüğüm ışık
Muhammed'e oldum âşık
Benim ömrüm çok dolâşık
Belli değil yaşım benim

MURAT COŞKUN:
Aşk ile yaktın ciğerim
Sana böyle naz ederim
Doğruyu desen giderim
Söyle pelit yaşın bana.

PELİT AĞACI:
Sırlarını çözdün bir bir
Âşıklarda olmaz kibir
Yaşım binüçyüzaltmışbir
Hakka gider yolum benim.

MURAT COŞKUN:
Coşkun ferahladı kat kat
İzinden gitmekti murat
Önümüze gelir sırat
Bir günahkar kulun benim.


Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 20 Oca 2013, 08:31 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim

ŞİRİN AKSARAY…

Nasıl meth edeyim Aksaray seni
Laleli sümbüllü şirin Aksaray
Mesutça yaşattın kucakta beni

Geliratın çoktur şirin Aksaray...

*

Doğusundan geçer Hasan Dağ kolu
Batısından geçer tiransit yolu
Hasan Dağdan gelir gümrahtır suyu

Sahavetin çoktur şîrîn Aksaray....

*

Kendini süsleyen kavağı vardır
Laleli sümbüllü bağları vardır
Bir gelin timseli çayları vardır

Emsalin bulunmaz şirin Aksaray....

*

Şöhretle anılan ervahın vardır
Yetmiş bin evliya orda tamamdır
Felakete salmaz emrinde hazır

Severim aşk ile şirin Aksaray....

*

Sahavet adalet ahalin vardır
İlimle ibadet bunlara kardır
Bu yoldan gidene Allah'ım yardır

Gönülden severim şirin Aksaray....

*

Uluırmak boğazdan çağlayıp gelir
Senin imdadına çağlayıp gelir
Fabrika işletir ceryanı verir

Geceyi gündüze katar Aksaray....

*

Selme Göstük Köyü ırmak boyları
Uluırmaktan alır boldur suları
Patates, fasulye verir huyları

Geliratın çoktur şirin Aksaray....

*

Ekecik Dağı'nın bağı iyi olur
Teminatı pekmez orada olur
Çalış toprak sana bil ki yar olur

Geliratın çoktur şirin Aksaray...

*

Bayır altı kolu rençber yatağı
Bağ ile bostancı güzel toprağı
Nefsine çalışır yoktur ortağı

Geliratın çoktur şirin Aksaray....

*

Çimeli altında Koçaş çiftliği
Devlete bağlıdır onun kuvveti
Yoksuzluk çekene uzatır eli

Merhametin çoktur şirin Aksaray....

*

Acemle Amarat civar köyleri
Arazileri düz ırmak boyları
Rençberlik malcılık her emelleri

Ördek kaz gölünde öter Aksaray....

*

Sultanhan'dan geçtim Eşmekaya'ya
Armutlu, İncesu yakın buraya
Kutlu köy karıştı burda sıraya

Sayılmaz köylerin şirin Aksaray....

*

Tokarız, Akçakent, Gidiriş köyü
Karacaören, Gözlü, Hasandağ boyu
Halısı meşhurdur Taşpınar Köyü

Şöhretin sınırsız şirin Aksaray....

*

Karaören, Kargın, Helvadere'den
Aksaray'ın suyu gelir oradan
Unutup geçmeyin Yenipınar'dan

Kınalı kekliğin şirin Aksaray...

*

Sınasa Gineden inelim düze
Karataş Yeniköy karıştı söze
Sağlık köy kurulmuş huduttur bize

Lale bağlarında şirin Aksaray...

*

İlhamım Mevlânadan, aşk ile doldum
Aksaray köylerin kısmını saydım
Şirin Aksaray'a şöhretin verdim

Âşıklar kıymetin bilen Aksaray...

*

Lakabı Hamidiye, Alaca köyüm
Gücenmem her şeye, sabırlı huyum
Murat Coşkun derler asil Türk soyum

Ününü cihana veren Aksaray

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 30 Oca 2013, 08:44 
Çevrimdışı
Admin
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Şub 2010, 02:00
Mesajlar: 923
Konum: BURSA
Resim

AKSARAY'ı TANIYALIM

Önce hatırın sor Kanlı Pelidin
Söylesin aslına er yavaş yavaş
..
Ervah Dağlarında Kutbil-Ârifin
Şeyh Cemaleddin'i gör yavaş yavaş
..

*


Medine'de Ebu Bekir soyundan
Yürüdüler MuhaMMed
'in yolundan
Konya'da Mevlâna nakşî kolundan
Dünyaya dağıldı nur yavaş yavaş
..

*


Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba
Hak yolda ömrünü etmede heba
Merhaba erenler size merhaba
Yetmiş bin evliyâ gör yavaş yavaş
..

*


Adlarını yazması zor onların
Vakıflar kurdular Hak Sultanların
Birliğe çağır da bütün canların
Gönüllere kurdu yer yavaş yavaş
..

*


Hasan Dağı, Ekecik Dağ arası
Evliyalar mekanıdır burası
Aksaray
'ın köyü, kenti, mezrası
Gez dolaş tur eyle sen yavaş yavaş
..

*


Çok kavimler kondu göçtü buradan
Fatihler gelince
, kaçtı sıradan
Aksaray
'ı bize verdi Yaradan
Müslüman gücünü gör yavaş yavaş
..

*


Vatanımın dağı, taşı boş değil
Gönül sarayından sevgiyle eğil
Benliği at, Yunus gibi sev sevil
Yüreğinde yansın kor yavaş yavaş
..

*


Ortaköy, Balcı'nın Sevgi Dağında
Kaynadı piştiler aşk ocağında
Aksaray
'ın Ekecik Bucağında
Allah için döktü
, ter yavaş yavaş..

*


Bektaşi Veliden himmetin aldı
Hacı Bektaş onu Taptuk
'a saldı
Dağdan odun çekti otuz yıl kaldı
Cihana duyuldu, sur yavaş yavaş
..

*

Aşkın deryasından mesajlar verdi
Muhabbet sevginin sırrına erdi
Gönüller ağını şiirle ördü
Yunus'u kalbinde gör yavaş yavaş
..

*


Nağmeleri bülbüllerin dilinde
Mezar
-ı Aksaray irfan belinde
Âşıklar yetişir
, çağlar selinde
Aşkın kitabını dür yavaş yavaş
..

*


Canım Aksaray'ım mübârek yerler
Can verdi uğruna kahraman erler
Sadece bizlerden Fatiha bekler
Oku da ruhuna sun
, yavaş yavaş..

*


Murat Coşkun söyler, Aksaray ilim
Halkını öğmeye a
'cizdir dilim
Vatanın bağrında şeydâ bülbülüm
Ötme garib garib
, dur yavaş yavaş..

_________________
***"En Kötü KÖRlük, gÖZünü GÖRmeyiştir!.." Kul İhvani


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 13 Şub 2013, 15:16 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
AKSARAY'ı TANIYALIM

Aksaray âlimler yurdu
Aksaray
'ı tanıyalım
Evliyâlar mekan kurdu
Aksaray
'ı tanıyalım..

Ebu Bekir torunları
Unutmayalım onları
Şeyh Cemalettin canlar
Aksaray
'ı tanıyalım..

Aksaray'ı ilk kuranlar
Yetmişbin evliyâ onlar
Vatanımızı koruyanlar
Aksaray
'ı tanıyalım..

Yurduma ilim yaydılar
Bize emânet koydular
Doğruluğa soyundular
Aksaray
'ı tanıyalım..

Hepsi biribirinden üstün
Dostu olurlar dostun
Ebedi serdiler postun
Aksaray
'ı tanıyalım..

Coşkun der ki kısa yazdım
Havanda benliği ezdim
Aşk elinden bâde süzdüm
Aksaray
'ı tanıyalım

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 25 Şub 2013, 15:13 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389

Resim
Ihlara Vâdisi

ÖRNEK AKSARAY

Yunuslar diyarı, evliyâ yurdu
Nasıl methedeyim Aksaray seni
ilham geldi haktan söyletti beni
Nasıl methedeyim Aksaray seni...

*

Alevi, Kürt, Türk'le Tatar, Çerkez Laz
Dahası var örnek alınsın biraz
Birlik beraberlik, yoktur itiraz
Nasıl methedeyim, Aksaray seni...

*

Hasan Dağı yüksek, çık şöyle bakın
Ekecik Dagı da kuzeyde yakın
Tapduk Yunus orda unutma sakın
Nasıl methedeyim Aksaray seni...

*

Şeyh Cemalettin'i Ervah'ta görün
Ebu Bekirin torunu selam verin
Somuncu Baba'nın sırrına erin,
Nasıl methedeyim, Aksaray seni

*

Yetmişbin evliyâ yazmakla bitmez
İçerim yanıyor tütünüm tütmez
Denizler mürekkep olsa da yetmez
Nasıl methedeyim Aksaray seni...

*

Yurt savunmasında anca beraber
Ayrılık yok bizde kanca beraber
Bayrağımız birdir, canca beraber
Nasıl methedeyim, Aksaray seni...

*

Coşkun der ki Hak'tan kesmem umudum
Aşk şarabı içirdiler bir yudum
Al bayrağa sarılsa da tabudum
Nasıl methedeyim Aksaray seni

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 Mar 2013, 07:52 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim
Helvadere kasabası

HELVADERE SUYU GELİYOR

Helvadere suyu içeyim dersen
Uzat kardeş uzat yardım elini
Aksaray
'a neşe saçayım dersen
Uzat kardeş uzat yardım elini
...

*

Yardım için yalnız devlete bakma
Kasanın ağzına kilidin takma
Çorak su içip de ciğerini yakma
Uzat kardeş uzat yardım elini
...

*


Aksaray dönmüştü Yemen Çölüne
Koçhisar yakındır hem Tuz Gölüne
Acı yavrulara
, bak şu geline
Uzat kardeş uzat yardım elini
...

*


En büyük hayırdır suyu getirmek
Abuhayat içip ömrü artırmak
Çürük su içmekse ocak batırmak
Uzat kardeş uzat yardım elini
...

*


Esnaf, zengin tüccar geri kasılma
Vicdanına danış cimri kesilme
Allahın emri bu latife bilme
Uzat kardeş uzat yardım elini
...

*


Teşekkür ederim Kaymakam beyim
Emeği geçenler
, Güner Orbay'ım
ÇOŞKUN kazma kürek aldım ordayım
Uzat kardeş uzat yardım elini

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 24 Mar 2013, 09:18 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim
BUrası BUrsa FIRRını...

SOMUNCU BABA
kaddesallahu sırrahu

Kayseri'den çıktı aştı dağları
Şeyh Hamid-ı Veli Somuncu Baba
Erdebil'de erdi, çezdi bağları
Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba

*

Batini ilmini aldı oradan
Kalbini doldurdu yüce yaradan
Allah
'a kavuştu her bir sıradan
İlim deryasıdır Somuncu Baba

*

Hoca Türkistana irşada saldı
Bursa
'ya gelince bir süre kaldı
Ekmek pişirmenin zevkine daldı

Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba

*

Fırını yaptı, odun getirdi
Ekmeği pişirdi
, başta götürdü
Bütün halkın ihtiyacın yetirdi

Gönüllere girdi Somuncu Baba

*

Ulu cami yapıldı, sona erdi
Padişahtan ona bir emir geldi
Açılış törenin Hamid
'e verdi
Sırrın ele verdi Somuncu Baba

*

Gece gündüz ziyaretçi çoğaldı
İhtiyar Bursada rahatsız kaldı
Bir gece eşyasın dengine sardı

Aksaray'a geldi Somuncu Baba

*

Ervah dağlarında bir mekan tuttu
Çoğlaki halkının sığırın güttü
Yamanca kadından çok laf işitti

İnekle konuştu Somuncu Baba

*

Birinin danasın canavar yedi
Sahibi inanmaz itiraz etti
Kurtlarla kayalar şahitlik etti

İnandın mı dedi Somuncu Baba

*

Çoşkun derki bir gün Somuncu Baba
Yetmiş bin evliyâ burda birleşti
Halka ilim irfan saçan güneşti

Aksaray'da yatar Somuncu Baba

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 31 Mar 2013, 14:01 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim

Rüyamda Bir Gece Şeyh Hamid-i Veli
kaddesallahu sırrahu

Bir garib yolcuya selâm verdim
Dalmış Hak yoluna gider arkadaş
Nereye
, acele deyi ben sordum
Şeyh Hamid
-i Veli'ye dedi arkadaş...

*

Varınca benim de selâmımı söyle
Aşkın ateşine yanarım böyle
Bahr
-i ummanlara karışmış böyle
Dalgalar önünde gider arkadaş
...

*

Bin dokuz yüz elli yedi senesi
Ervah dağlarından duydum bu sesi
Şeyh Hamid
-i Veli'yi görmek hevesi
O zaman gönlüme doğdu arkadaş
...

*

Âşık; oldum neler geçti başımdan
Aldım adresini mezar taşından
Seller gibi gözlerimin yaşından
Beni hıçkırıklar boğdu arkadaş
...,

*

Kalanlarla Kurtuluşun arası
Evliyâlar mekânıdır burası
Şimdi geldi söylemenin sırası
Cümle âlem bunu duydu arkadaş
....

*

Şu Kanlı Pelidin sordum yaşını
Gölgelemiş erenlerin başını
Aksaray
'ın toprağını taşını
Yetmiş bin evliyâ tutmuş arkadaş
....

*

Dedim kanlı pelit şakayı bırak
Gideceğim yollar benim çok ırak
Eylen yolcu dedi bura son durak
Gerçeğin kapısın gördüm arkadaş
....

*

Hakikat bu dedi sözlerim haktır
Muhammedin yolu hiç şübhem yoktur
Kur
'ân'ın aşkıyla kalbini yaktır
Allah
'ın rahmeti boldur arkadaş....

*

Kanlı pelit karartmışsın başını
Bin üç yüz altmış bir dedi yaşını
Öğrendim ervahın bir sırdaşını
Dedi şu bâdeyi doldur arkadaş
....

*

Yazacağım çoktur amma ne çâre
Ciğer parça parça kalbimde yâre
Etseler vücudum hep pare pâre
Canlar kurban hak yol bu yol arkadaş
....

*


Coşkun böyle söyler bilene sözün
Rahmâna bağlansın her zaman özün
Rabbim cümlemize verince izin
İnsanlar beşer bir kuldur arkadaş

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2013, 14:17 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim
BUrası BUrsa FIRrını..

ŞEYH HAMİDİ VELİ
kaddesallahu sırrahu

Erdebil'de çözdün ilmin bağını
Hakk'ın sevgilisi Şeyh Hamidi Velî
Şimdi süslüyorsun Ervah Dağını

Gönüllerde sevgin şeyh Hamidi Velî

*

Bursa'ya gelince fırını yaktın
Somunlar çıkarttın halka dağıttın
Vaaz ettin, milletin gönlüne aktın

Aksaray'a geldin Şeyh Hamid-i Velî

*

Coğlakı'da kaldın, sığırı güttün
Arsız bir kadından çok laf işittin
Buldun ineğini onla laf ettin

Sırrın ele verdin Şeyh Hamid-i Velî

*

Dağda kurtlar yedi tek bir danayı
Sana inanmadı sahibi enayi
Hiç bir zaman unutmadın Mevlâ'yı

Kurtları getirdin Şeyh Hamid-i Velî

*

Onlara inanmaz seni oyalar
Şahitlik yapmaya gelir kayalar
Aman durdur gelse beni paralar

İnandın mı dedi Şeyh Hamid-i Velî

*

Böyle Mü’minleri irşada başlar
Zikreder Mevlâ'yı hem dağlar taşlar
Meclisine gelir kavum kardaşlar

Rahman'a kavuşur Şeyh Hamid-i Velî

*

Müslüman ümmeti bütün tanırlar
Her vakit her zaman seni ararlar
Kalblerde sevgini canlı sanarlar

Allah için sevgin Şeyh Hamid-i Velî

*

Bugün mescidin açık kapısı
Namaz kılar Mü’minlerin hepisi
Arşa duyulunca tekbirin sesi

Melekler saf durur Şeyh Hamid-i Velî

*

Coşkun böyle söyler yazar kalemi
Mevlâm bağışlasın bütün âlemi
Kaldırsın bizlerden gamı elemi

MuhaMMed ümmeti Şeyh Hamid-i Velî

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2013, 10:48 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim

Samur Baba ve Tekkesi

Murat COŞKUN'un ağzından hoş geldiniz der!


DUYURU

Ebedî yolculuk buradan başlar
Hoş geldiniz canlar, hoş geldiniz siz
Yıkıldı tekkemiz
, söküldü taşlar
Hâlimi görenler
, hoş geldiniz siz!..

*

Samur Baba adım, Hak sultanıyım.
Allaha kavuşmak benim muradım
Gelen ihvanlara
, bu günde hanım
Gönlünü verenler
, hoş geldiniz siz!..

*

Ülfet muhabbetle, sevgiler ekler
Ruhumuz tek sizden Fatiha bekler
Allah dersen boşa gitmez emekler
Bu yola erenler
, hoş geldiniz siz!..

*

Dünya ahirette lazımdır azık
Geleni zorluyor
, yollarım bozuk
Ben size acırım
, yazık çok yazık
Hal böyle gelenler hoş geldiniz siz
!..

*

Murat Coşkun söyler diyeceğim çok
Kalbime saplandı aşk elinden ok
Saraylar yaparım, yok imkanım yok
Bilenler bilirler
, hoş geldiniz siz!..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 05 May 2013, 10:44 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
MEBUS BEY!.

Mebus makamına varınca
Dilekçemi oku
, çâresine bak
Bir ak göl var tarlaları tuz ekti
Bu belayı önleyecek yeni ark
..

*


Ak göl köyün doğusuna düşüyor
Eski ark var alt başından geçiyor
Sel gelince çöl çorağı aşıyor
Üst başından geçecek bu yeni ark
..

*


Ak göl derler üç bin dönüme yakın
Alaca
ya uğra yerinde bakın
Aman bunu ihmal etmeyin sakın
Milli gelir sağlayacak yeni ark
..

*


Hasan Dağı'n seli çoşup geliyor
Çoraklı Ak gölün yüzü gülüyor
Tuzlu suyu tarlalara veriyor
Buna bendi bağlayacak yeni ark
..

*

İlgililer hep beraber olalım
Ne türlü ise buna çâre bulalım
Ark kuzeyde
, güneyine alalım
Anca bunu önleyecek yeni ark
..

*

Coşkun derki köy sorunu soyumdur
Vazifem de başarmakta huyumdur
Mebus beyler Hamidiye Köyümdür
Sizden ricam açılacak yeni ark
...



Resim

HAMİDİYE KASABASI (KÖYÜ) NÜN TARİHÇESİ


Hamidiye’nin Köy olarak kurulmaya başlaması 1900 yılına rastlamaktadır. Aksaray- Adana E-90 Karayolunun 12. km. sindedir. Daha önceleri burada Alaca diye bir köy varmış bu sebeple yakın zamana kadar Hamidiye alaca diyerek anılmıştır. Dedemden duyduğum ve Aksaray Tarihinden edindiğim bilgilere göre buraya yerleşen atalarımız: Rumi 1315 Miladi 1900 yılında Aksaray’a gelmişlerdir.

İki-üç yıl kadar Aksaray’ın Coğlakı
(Sebil) mah.- Gavurlar mah.( yeni ismi Muhsin çelebi )- Hamidiye (Çerkez) mahallelerinde misafir olarak iskan edilmişlerdir. Bu iki-üç yıl zarfında da şimdiki oturmakta olduğumuz yere 200 hanelik, temel kısımları taş, duvarları kerpiç, ağaç, hasır ve kamış örtülü ve çamur sıvalı muhacir evleri inşa edilmiştir. (Bugün o evlerden ancak bir veya iki tane kalmıştır). O yıllarda ll. Abdulhamid han başta olduğu için de köyümüze onun ismini çağrıştıran Hamidiye adı verilmiştir.

Hamidiye köyüne muhacir olarak gelenlerin tamamı Kara denizinin kuzeyindeki şimdi Ukrayna’ya bağlı olan, o yıllarda Rus egemenliği altında bulunan Kırım yarım adasındaki Bahçesaray- Akmescit ve Karasubazar şehirlerine bağlı kasaba ve köylerinden Anavatan Türkiye’ye göç edebilmek için müracaatta bulunan Kırım Türkü Tatarlarından oluşmuştur.

Bu köyler : Aylanma, Baydarlı,Taraktaş, İstila, Soğuksu, Baksan ve Bağatır köyleridir.

Hamidiye köyü 1999 yılı başlarında yapılan yerel seçimlerle birlikte ilk Belediye başkanını seçmiş ve kasaba olmuştur. En son yapılan nüfus sayımına göre; 2021 nüfusu ve 1200 civarında seçmeni bulunan kasaba 520 hanedir. Bu gün nufusunun 2300 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Önceden beri köyde oturup ta nüfus kaydı başka yerde veya merkez ilçede olanların sayısı bu rakamın dışındadır. Hamidiye Kasabası 10 yıl Belediyelik olarak kalmıştır. Aksaray Belediyesinin almış olduğu bir kararla Belediyeliği alınarak iki mahalle olarak Aksaray’a bağlanmıştır. 29 Mart 2009 seçimlerinde Kırımlı ve Bahçesaray mahalleleri olarak seçimlere katılmıştır...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2013, 14:33 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
ÇOK SAYIN VEKİLİMİZ
AVNİ KAVURMACI..

Niyetin korumak demokrasiyi
Avni Kavurmacı üzülme sakın
asaya kasteden elbette asi
Sayın vekilimiz üzülme sakın..

*

Sağduyu niyetli mebus bakanlar
Bozkurtlar misali kalba akanlar
Erecek size çelme takanlar
Meclis-i Mebusan üzülme sakın..

*

Kürsüye uzanır o kirli eller
küfürle şer saçan seçere diller
Türklüğe kasteden kötü emeller
Kökten yıkılacak üzülme sakın..

*

Bu millet gönderdi sizi oraya
Ayyıldızlı bayrak dönmez karaya
Yuh deriz kasteden o maskaraya
Dalgalanacaktır üzülme sakın..

*

Atatürk kurdu bu cumhuriyeti
Hür yaşasın dedi Türk milleti
Ona yan bakacak kızıl niyeti
Ezeceksin dedi üzülme sakın..

*

Murat Coşkun söyler aşk meydanında
Saadet nuru var Türkün kanında
Vatan vatan derken ölüm anında
Yine vatan dedi üzülme sakın..



noT:
elbette halk âşığı Murat Coşkuna sözüm yok.. ancak hayat öylesine garib ki yaşarken aslan sanır insan kendini, son nefeste kedi bile değildir.. 24 yaşında başmühendis olmuştum memleketimde gece-gündüz yer üstü yer altı suyu aramaktaydım.. 38 kooperatif kurmuştuk sınırlı-sorumlu tarım kredi kooperatifleri ve halen ESKİL Ovası o kuyulardan sulanmaktadır.. ne acı ki eskiden beri biz DAĞ ÇOCUKlarını basit YÖRÜKler gören Aksarayın kadim mütekebbir mütegallibelerinin bizim sırtımızdan yaptıkları siyasetin haram ve yalana basan ayakları altında ezilirdik ve ezildik de..
tam 9 kere tayinim çıkmıştı o dönemde ve hepsinde halk ayaklanarak durdurmuştu ve sonunda pes edip soluğu sahillerde almıştım ve uzun bir süre Kur'ân-ı Kerim çalışmıştım inziva hayatımda..
susuz bir alevi köyüne su çıkarmaya giden iş makinamı jandarmayla çektirmiş ve “biz o köylerin elektirik direklerini söktürüyoruz sense MOLLA MEMMedin yiğeniyken kızılbaşlara hizmet edeceksin haaa!” demişti de Samsuna sallamıştı..
hâlâ anlayamadım ben ki; sol iktidara gelirse kesin namaz kılan bir gericiydim.. Avni Kavurmacıoğlu gibi güya sağ geldiyse Halktan Emekten-Ekmekten yanaydım ve tehlikeli bir solcuydum..
ki o zamanlarda akla hayele sığmaz bir şekilde ve suçlamayla; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın Ölüm Cezalarının Yerine Getirilmesine Dair Kanun Tasarısına Verilen Oyların başında NİĞDE Milletvekilleri Muzaffer Naci Çerezci (AP), Hüseyin Avni Kavurmacıoğlu (AP), Mehmet Nuri Kodamanoğlu (CHP), Haydar Özalp (AP) okunmaktaydı radyodan… şimdi ne hallerdeyiz al gözüm seyreyle..
ben siyaseti asla sevmedim, girdim-çıktım 3 ayda.. ama HAKkın yeri gelince de demeli deriMm..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 09 Haz 2013, 01:11 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim


YAPRAKHİSAR KÖYÜ KAPLICALARI

Allah'ın kudreti, şifalı suyu
Nice hastaların derdine derman
Yaprakhisar derler kırsaldır köyü
Kapatılmış Ziga yazılmış ferman..


*

Çok kavimler konup göçtü oradan
Çömertçe kullara vermiş Yaradan
Ne zarar görüldü bugün oradan
Yasak kararını verdi hükümran..


*

Sıcak su fışkırır yedi kat yerden
Bin türlü dert çıkar vücuttan terden
Arındırır seni günahtan kirden
Bekleriz tahliye edilsin her an..


*

İşin sonu Vali bey'e düşerse
Merhamet rüzgarı ondan eserse
Açılma emrini bir anda verse
Yerlisi, turisti dizilir kervan..


*

Yaz gelince erir Hasan Dağı karı
Çok çalışkan Yaprakhisar muhtarı
Ziga köyün can varlığı duvarı
Duacıdır yaradanına her an..


*

Çoşkun derki yazdım zati hallere
Bülbül figan eder gonca güllere
Âşık oldum düştüm dilden dillere
Hakkın emri böyle yazılmış ferman…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 03 Tem 2013, 19:40 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim AKsaray VALi Konağı..

Sayın Vali Cahit KIRAÇ'a
HOŞ GELDİNİZ!..


Uzaktan yakından gelen
Hoş geldiniz köyümüze
Bu kapıya emek veren
Hoş geldiniz köyümüze..


*

Köy, kasaba bölüm bölüm
Koşuyorsun dilim dilim
Çok çalışkan Sayın Vâlim
Hoş geldiniz köyümüze..


*

Hamidiye benim köyüm
Kırım Türkleri'nde soyum
Cana yakın Sayın Vâlim
Hoş geldiniz köyümüze..


*

Cahit Kıraç Sayın Vali
Vatanım gonca gülü
Yardıma uzanır eli
Hoş geldiniz köyümüze..


*

Sağlık ocağı açacak
Yurduma sağlık sacacak
Bir bardak çayım içecek
Hoş geldiniz köyümüze..


*

Coşkun Âşık cağlar gibi
Sevgi sunar dağlar gibi
Sözüm burda bağlar gibi
Hoş geldiniz köyümüze…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2013, 01:34 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
SAYIN YAŞAR DEĞERLİ
HAKİM BİNBAŞI


Aksaray'ın öz evlâdı
Geçmiş olsun geçmiş olsun
Orduya kendini adadı
Geçmiş olsun geçmiş olsun!..


*

Milliyetçilik emelin
Orduya attın temelin
Kominist bükümez belin
Geçmiş olsun geçmiş olsun!..


*

Kahbece tuzak kurdular
Seni ansızın vurdular
Sana acıdı ordular
Geçmiş olsun geçmiş olsun!..


*

Duyuldu millet ağladı
Vatan karalar bağladı
Gözyaşı dinmez çağladı
Geçmiş olsun geçmiş olsun!..


*

Ailen ve efradına
Oturdun şehit tahtına
Cennet misali bahtına
Geçmiş olsun geçmiş olsun!..

*

Senin ahtın alınacak
Ondan hesap sorulacak
Adalet yerin bulacak
Geçmiş olsun geçmiş olsun!..


*

Coşkun der verdin canını
Vatana döktün kanını
Hak'tan aldın mekanını
Ruhunuz da nur şâd olsun!..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 30 Tem 2013, 10:16 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01
Mesajlar: 853
"“Allah Tealâ’nın veli kulları yeryüzünde birer reyhandır. Müritler onu kokladıkları vakit, kokusu kalplerine ulaşır ve bu sayede Rablerine özlem duyarlar.”"

— Yahya b. Muaz rh.a.

_________________
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2013, 10:02 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
Resim

SAYIN MÜDÜR BEY!.

Elif bilmez idim, okudum hece
İllâ bir mürşide varmazsam olmaz
Ümidim sizlerden Sayın Tahsin Bey
Hocamdan ilhamı almazsam olmaz..


*

Cehâlet elinden içmeden ağı
İlim tahsil etsem, geçsem şu çağı
Lütfen pınarından sunsan bardağı
İçsem menbağından kanmazsam olmaz..


*

İlmi irfan için geldim âleme
Çok üzgünüm böyle aldım kaleme
Diplomamı versen düşmem eleme
Fakat imtihanı vermezsem olmaz..


*

Sorarsan belki bir kelime bilmem
Ağlarım cihanda zerrece gülmem
Muhanet acısın çekmeye gelmem
Çağlayan gözyaşım silmezse olmaz..


*

Yazdım arzularım sundum satırla
Sayın müdür beyim beni hatırla
Verirsem imtihan binbir kusurla
Coşkun der kendime gülmezsem olmaz..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 25 Eyl 2013, 21:31 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389

Resim
İhlara Vâdisi-Aksaray..

ÖZAKSARAY..

Özaksaray gazetesi
Açanlara selâm olsun
Gönüllere türlü neşe
Saçanlara selâm olsun
!..

Kazamızdan köyümüzden
Çifçi
, çoban, beyimizden
Özaksaray soyumuzdan
Seçenlere selâm olsun
!..

Ayşe, Fatma, ana, bacı
Bütün dertlerin ilacı
İyiye gitmek amacı
Gidenlere selâm olsun
!..

Hasandağının karından
Umudumuz varlarından
Özaksarayın bağından
Fidanlara selâm olsun
!..

Ekecik'in yamacından
Sapmayacak amacından
Özaksarayın tacından
Giyenlere selâm olsun
!..

Mânâ çıkar noktasından
İçmişim PÎRin tasından
Karayı kalbin pasından
Silenlere selâm olsun
!..

Kalem tutan ellerine
Figan eden dillerine
Özaksaray güllerine
Bülbüllerden selâm olsun
!..

Şakıyan âşıklarına
Parlayan ışıklarına
Özaksaray'ın taşına
Toprağına selâm olsun
!..

Murat Coşkun yetmeyecek
Yazmak ile bitmeyecek
Aşkımız tükenmeyecek
Okuyana selâm olsun
!..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 Kas 2013, 19:27 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
BAŞKAN ERTUĞRUL

Aksaray Başkanı Ertuğrul adın
Şu taktırnamemi al yavaş yavaş
Bastırırsan Mahrumi'nin kitabın
Yarının mebusu ol yavaş yavaş…

*

Kılavuz istemez görünen yollar
Sana dua ediyor nalis kullar
Boşa gitmez harcanan para pullar
Vazife aşkıyla dol yavaş yavaş…

*

Genç Osman Şehrinde bugün
Ertuğrul Bağdat'ın kapısın açar giden yol
Hak için çalış sen şeref şanla dol
Menzile erişir kul yavaş yavaş…

*

Erenler mekanı turist bölgesi
Aksaray'ın aka döndü gölgesi
Ihlara, kaplıca, şifa beldesi
Zığayı da eyle tur yavaş yavaş…

*

Mahrumi'yim men unuttum kendimi
Kitap oldum yıktım şiir bendimi
Sayın başkan ümit yolu verdi mi
Dere tepe olur, düz yavaş yavaş…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 15 Kas 2013, 19:38 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11389
BAŞKAN ERTUĞRUL

Aksaray Başkanı Ertuğrul adın
Şu taktırnâmemi al yavaş yavaş
Bastırırsan Mahrumî'nin kitabın
Yarının mebusu ol yavaş yavaş...

*

Kılavuz istemez görünen yollar
Sana dua ediyor halis kullar
Boşa gitmez harcanan para pullar
Vazife aşkıyla dol yavaş yavaş…

*

Genç Osman Şehrinde bugün
Ertuğrul Bağdat'ın kapısın açar giden yol
Hak için çalış sen şeref şanla dol
Menzile erişir kul yavaş yavaş…

*

Erenler mekanı turist bölgesi
Aksaray'ın aka döndü gölgesi
Ihlara, kaplıca, şifa beldesi
Zığayı da eyle tur yavaş yavaş…

*

Mahrumî'yim men unuttum kendimi
Kitap oldum yıktım şiir bendimi
Sayın başkan ümit yolu verdi mi
Dere tepe olur, düz yavaş yavaş…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 76 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2, 3, 4  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye