Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 16 Ara 2019, 13:31

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2012, 11:19 
Çevrimdışı
Admin
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Şub 2010, 02:00
Mesajlar: 924
Konum: BURSA
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

nur-ye yazdı:
Değerli MUHAMMEDİNUR Ailesi Kulihvani Hoca'mızın anlam yüklü sözlerini birlikte tefekkür edelim.
Kıymetli paylaşımlarınızla inşaALLAH!...


***"DAMLA DENİZdeyse donmaz ve yanmaz!..." (kulihvani)



BİRlikte Tefekkür edelim, fikredelim demişsin nur-ye can ablam, aklıma gelenleri, gönlüme düşenleri yazayım istedim ben de...

"Damla" ve "Deniz" kelimelerine bir açıklık getirmek lazım geldi aklıma anlatabilmem için.
"Damla" aslının her niteliğini taşısa da tek başına bir anlam ifade edemez.
Acizdir herşeyden önce, "Deniz"e ulaştığında onun görkemini onun ihtişamını kazanır ama kendi "Damla"lığını yitirir.
Her yerde sıradan bir "Damla"ya rastlarız da "Deniz" her yerde olmaz.
Bir sürü "Damla" birleşir de "Deniz"e kavuşamazsa "Göl" oluverir adı.
Ama bir küçük dere akar coşar da "Deniz"e kavuşur, "Deniz" oluverir.
"Damla" tatlı ya da tuzlu olabilir, göl veya dereler de öyle. Ama "Deniz" hep tuzludur.
Ne kadar tatlı "Damla" "Deniz"e ulaşırsa ulaşsın o hep tuzlu kalır.
Tatlı "Damla" artık tuzlu olmuştur. Artık kendi tadını unutmuş, "Deniz"in tadına bürünmüştür.
Hem artık eskisi gibi yalnız da değildir tabiat şartlarına karşı. Denizde olmanın getirdiği ayrıcalıklardan faydalanacaktır da.

Her şeyin bir dış görüntüsü olduğu gibi bir de içe yansıması vardır.
Yoksa aynı şeyi görenlerin bazıları gülerken bazıları ağlamazdı. Her şey aynı etkiyi yaratırdı herkeste, birbirini tekrar eder gibi.
Zahirde "Damla" olan gönlüm, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellemin "Deniz" olan gönlüne akmadıkça, onun tadıyla tadlanmadıkça, onun ahlakıyla ahlaklanmadıkça daha çok donar, çok yanar. Arar arar da bulamaz mazaAllah!

Allah celle celaluhu, HAKKı ve HAYRı bulmada YAR ve Yardımcımız olsun inşaAllah!


بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيم

يَا بَنِي آدَمَ إِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ آيَاتِي فَمَنِ اتَّقَى وَأَصْلَحَ فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ

Resim---Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî fe menittekâ ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne): "Ey Âdemoğulları! Size içinizden peygamberler gelip âyetlerimi anlattıklarında, kim Allah'tan korkar ve kendini düzeltirse, işte onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de." (A'RÂF 7/35)

_________________
***"En Kötü KÖRlük, gÖZünü GÖRmeyiştir!.." Kul İhvani


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 24 May 2012, 01:07 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 928
Bir'likte İZ izlemek (tefekkür etmek) BİZ olmak için gayrette bulunmak demek.
İnşaallah Nur-ye Can'ım birlikte damlalar deryaya kavuşsunlar.

Damla olmanın şerefi de, sonunda derya ya kavuşmaktır ya,
İnşaallah damla varlıklarımız deryada ebedi Hayy olmakla şereflensin,
BİRR OL-sun.
Âmin!.

“Damla denizde, yanmaz ve donmaz.”
İşte hayatın içerisinde yanıp donarak sürüklenmelerimizin
nihayi vuslat klavuzu Can hocamızın bu sözü.

Tevhid'i ve İslam kardeşliğini en temelden anlatmanın ve anlamamızın şifresi.

Hepimiz farklı hayat şartlarındayız.
pek çok farklı şekil, renk, tad, koku, sıfat ve isimler ile nitelenmekteyiz.
Oysa aslımız astarımız BİR DAMLA SU'dan ibaret hepimizinde.

Damlalığın farkına varmak fikren temaşa' etmek ise
İlim-İrade-İdrak-İştirak
yani şehâdet etmemiz ile inşaallah.

Anladıklarım bunlar.

Ve denizin tuzlu olmasına dikkatimi çekti Ahmed Can'ın ifadeleri,
Suyun aslı H2O dur der geçerdim de sıfatlarına dikmezdim gözümü,
oysa donmaması ve yanmaması için, yani selâmette olması için bazı özelliklere ihtiyaç vardı.

Çünkü dünya hayatı sebeplerden oluşmaktaydı.
sebepsiz hiç bir şey olmadığı içinse,
isimler ve sıfatlar ile zâta işaret eden zıtlıklar bulunması lazımdı elbette ki.

Şimdi SU, Tevhid idrakimiz için en önemli sembollerden birisi,
aynı zamanda Hakk' olarak da varlığın habbesi durumunda.

Güneş bile insanı en fazla deniz kenarında ısıtıp hatta derisinin rengini kızartır ya,
Güneş ışınları su’dan aksettikçe güçlenip, mercekten geçmiş gibi kuvvet bulmakta.

önümüzde kocaman su deryası, derimiz kurur ve su diye inleriz.

bir damla içilebilecek suya nasılda muhtaçlığımızı anlarız.
Deniz içilmez, içilse bile ancak susuzluğumuzu artırmaktır işi.

Dünya hayatının nefse hoş gelen lezzetleri gibi tıpkı,
yanan ateşe iyice doysun gözü de sonra artık istemekten kesilsin diyerek odun atmazlarmış,
nefsin istekleri de vermekle azalmaz, daha fazla artar hatta azgınlaşmasına yararmış.

Nefs ateşini, nimetlerden istifade etmek konusunda, ifrat ve tefrite kaçmadan,
i'tidalde-orta karar gıdalandırmak ile kontrol altına almaktan başka çâremiz de yokmuş.

Kalbimiz ağlarsa gözümüz ağlar ya ancak,
ve gözyaşımız da tuzludur, deniz gibi.

Kalb denizinden damlalar dışarı atıp da kendini bize bir şey anlatır hep,

Ağlamakla damlalara ayrılıp, buzumuzu eritip, denizin bağrına karışırız belkide.

Kalbi ağlamayanın gözünün ağladığını hiç görmedim.
En çok çocukların ve yaşlanmış insanların ağlaması üzer beni ,

birisi gücü hiç bir şeye yetmediğinden içi dolar, taşar ve ağlar.
diğeri ise yine güçsüzlüğünün şahitliğinde, kimbilir hangi elin hırpalamasıyla "ahh!." larını feryadına katar da ağlar.

Acizliğimizi bildiğimizde, Rabbimiz sonsuz kudreti ile sarmalar kalbimizi,
Şifa olur, rızık olur, kuvvet, derman olur dertlerimize.

“Ben” dedikçe deryaya karışmamak için direnmiş olmaktayız.

Her vaktin bir damlayı deryaya taşıma fırsatı olduğunun idraki ile
Mübarek Receb Ay’ı hürmetine, Regaib kandilimizin bereketinden
cümle Ümmet-i Muhammedi (sallallahu aleyhi ve selem) nasibdâr eylesin Mevlâ-i Müteâl’imiz inşaallah.

Denizin zamansız bağrında, ebedî selâmet bulmamız ihsan ve ikram olsun cümlemize inşaallah. Âmin!..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 24 May 2012, 09:06 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Eyl 2008, 02:00
Mesajlar: 679
Konum: Ankara
Muhteviyatı aynıdır denizin de damlanın da... Fakat damla, denizden kendini ayrı görmekle kendine bir benlik, kişilik yüklemiştir. Yanmak ve donmak, bir eylem gibi düşünülse, damla, eylemi kendinden bilir. Denizden haberi olmadığı için kendini denizim zanneder.
Denizle bir olduğundaysa ne damlalık kalır ne deniz kalır.
Bir parçanın bütünle birleşmesinden kaynaklanan büyüklükten değil yanmaması ve donmaması, kendine isnat ettiği damlalıktan kurtulması onu yanmaz ve donmaz yapan.

İnsanlarda aslında Hocamızın bu sözündeki gibi akıp gitmekte hayat yolunda. Kısırdöngümüz; hep damlayız zannediyoruz. Denizden haberimiz yok.

Böyle geldi içime acizane.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye