Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 10 Ara 2019, 12:31

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Söz- Sohbet-Zevk ve HaZZ
MesajGönderilme zamanı: 02 Tem 2017, 22:32 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8839
Konum: BURSA
Bu konuyu facebook'ta paylan!
ResimBİZim YOLumuzda TOHUMlama ve MAYAlama diye bir mefhum vardır.

Bazı kelimeler, Söz- Sohbet-Zevk ve HaZZ gibi 4'lüler söylenir bekler.
Gün gelir hepsi yeşerir.
Kendi içinde mayalanır.
Kendi güzelliklerini açmaya başlar.
Varsa uymayan yerleri budanır, traşlanır hİZmet edilir.
Hepimiz Resûlullah SALLallahu aleyhi ve SELLem’e benzemenin YOLlarını birlikte ararız, zâten bu MuhaMMedî MeLÂMet’in sistemidir inşae ALLAH.



Resim


Resim Söz- Sohbet-Zevk ve HaZZ

Resim

Söz- Sohbet ve ZEVK’le-> ZEVK’i ÂNlayış!

MuhaMMedî Teknik Tasavvufta SÖZ canlı bir TOHUMdur.
SÖZden nasibi olan UYANmak istiyorsa kısmeti olan SOHBET AŞından YEmek için MuhaMMedî Gayret göstermeli ki YEmeğin ZEVKine VARsın.

EMMe basma tulumba gibi Sürekli Kul İhvÂNi Hocamızın arz ettiği 4’lü sistemlerinden bahsederek YAZ/ÇİZmekteyiz.

Kendimce derim ki; ŞÜKR-ÂNımız içinde bu sistemleri çalışma masamda yeni okula başlamış bir öğrencinin heyecanıyla OKUyup YAZmaktan yaşımın ilerlemesine rağmen çok büyük ZEVK almaktayım. Okunsun diye de yazmamaktayım, okunur ya da okunmaz benim işim değil.
DAVA ve DAVETin sahibleri bellidir.

BİZ BİR-İZ kervÂNının kıtMİRi Kul İhvÂNi Hocamın OMUZuna basışın sorumluluğunun BİLincine vararak Hizmet ederek hizmet almanın MuhaMMedî gayreti içerisindeyim.

ÇEŞMEden akan SUya KÂBı tuttum. Susayan SU isterse BİRlikte İÇer İKRÂMa teşekkür ederiz.

Çünki MuhaMMedî MeLÂMette her bir 4’lü '' ilâhe İLLÂ ALLAH!'' TEVHÎD sisteminin AÇılımı ile ANLAtılıp/ANLAŞılması amaçlanmakta
ki, bu da çokkkk çokkk önemli bir mevzudur. ASLı astarıda ÂNın anlaşılmasıdır.


ÂNlatılanı ÂNlıyormuyuz?
ve en önemlisi ÂNLATaBİLiyormuyuz?
ÂNlataBİLiyorsak->ÂNLÂşılaBİLiyor muyuz?

Gençlik yıllarımda ve daha sonrasında evliliğim sırasında etrafımda o kadar yaşlı insan vardı ki kayın validem eşimin halası ve onların arkadaşları. İş güç yok onları toplar pasta börek yapar ağarlar haftada bir banyoyu yakar sırayla yaşlı teyzelerimi ninelerimi yıkar onların gönüllerini hoş etmeye çalışırdım. Arayanları soranları olmadığından mutlu olurlardı. ellerinde tesbih hem konuşurlar çaylarını yudumlarlar, hemde bir taraftan tevhidlerini çekerlerdi. Bu anlattıklarım sizlerede tanıdık gelebilir.
çokkk tuhafıma giderdi. Çokkk dikkat kesilir ağazlarına bakardım.. birde ellerine tık tık tesbih taneleri ilerlerdi. Ben söylediğimde 1 tane tevhide onlar otamatiğe bağlamış gibi taneler tıktık çekilirdi hızlıca.
Sizlerde isterseniz hızla çekin bakın ne kalacak sadece ''LÂ!'' kalmakta,
ya hu bu bu şekilde olmaz bunun bir ilmi olmalı der der kendim söyler kendim dinlerdim. Diğer 3’ü söylenmeden yutulması içime hiç sinmezdi. Başka bir şey olmalı bu kadar önemli olan tevhid gırgır çekilmemeliydi o zamanlar cahil cüheyla aklımla düşünür düşünür durur işin içinden çıkamazdım. saçları ağarmış ninelerimden dahamı iyi bilecektim..

ÂMMa elimde değildi CeNNetin ÂNAhtarı olan TEVHİDin önemsenmeyişine çokkk üzülürdüm… sinirleniridim… izah etsemde anlamazlardı… ÖNEM verilmeyene ÖNEM verilmez der der derdim içimi bir şey kemirir dururdu sürekli.


Resim---Ebu Hüreyre anlatıyor, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e: "Ey Allah`ın Resulü, kıyamet günü senin şefaatinle en ziyade saadete erecek olan kimdir?" diye sormuştum. Bana: "Hadis`e karşı sende olan aşkı görünce, bu hususta senden önce bana bir başkasının sualde bulunmayacağını tahmin etmiştim" açıklamasını yaptıktan sonra şu cevabı verdi: "Kıyamet günü benim şefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek "Lâ ilâhe illâ Allah'' diyen kimsedir"
kütüb-i sitte hadislerinden no 9.


ZeVK: MuhaMMedî YAŞAyış Huzûru..

MuhaMMedî Gayreti gösteren kişi; ilahi sistemin işleyişini ÂNlayaBİLmeli ki ANLATaBİLsin!
o yüzdendir ki İlâhi İLM ile-> BİLdirilen SÖZün HAZMına vardırılır,
İlâhi İRADE ile-> BULdurulan SOHBETin HAZMına vardırılır,
İlâhi İDRAK ile -> de OLdurulup ZEVKin HAZMına vardırılır,
İlâhi İŞTİRAK ile -> YAŞAtırılarak HAZZın HAZMına vardırılır إِن شَاء اللَّهُ

İlim: İlim Abd ile RABB için Şeriatın Şartın BiLen
İrade: Hayrü Şerr Farkı Tarikatle HAKKa GELen
İdrak: Tevhidi tercihtir, Mârifetle BİRRi BULan
İştirak: HAKKı yaşamak, HAKKta, HAKKtan, HAKKa, OL-AN


ALLAHu Zû’l-CELÂLihumuz ''benden acele istemeyin.'' Diyede Buyurmaktadır.

خُلِقَ الْإِنسَانُ مِنْ عَجَلٍ سَأُرِيكُمْ آيَاتِي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ
Resim---''Hulikal insânu min acel(acelin), seurîkum âyâtî fe lâ testa’cilûn(testa’cilûni).:İnsan, aceleci (bir tabiatta) yaratılmıştır.:Size âyetlerimi göstereceğim; benden acele istemeyin.'' 21 / ENBİYÂ - 37

Ata sözümüzü hatırlayalım; acele işe ŞEY-t-ÂN karışır!

Kendimedir bu sözlerim; çok aceleciyim. Acele ile yapılan pek çok işin detaylarını gözden kaçırdım.
Bu yüzden daha sakin olmaya gayret göstermekteyim. Akl-ı Selim ile ÂNlayaBİLmek ZoR-İŞ!
Yaradılışımızda fıtraten zoru başarma ŞEVKi yüklenmiş!

ŞEVK: MuhaMMedî Gayret.

وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ وَمَا يَعْقِلُهَا إِلَّا الْعَالِمُونَ
Resim---''Ve tilkel emsâlu nadribuhâ lin nâs(nâsi) ve mâ ya’kıluhâ illel âlimûn(âlimûne).:İşte biz, bu temsilleri insanlar için getiriyoruz; fakat onları ancak bilenler düşünüp anlayabilir.'' 29 / ANKEBÛT - 43

HAKKikatın detaylarda gİZli olduğunu gördüğümde

Kul İhvÂNi Hocamızın; 119-"Meğer MEVLAM üryan imiş... giydirip, gizleyenler UYKU'da!..."meğer mevlam üryan imiş SÖZ/KÖZü aklıma gelmekte.

ÜryÂN: çırılçıplak. Sıır-ı sıfır ÂŞIK Kıtmirin YÂRi..
ÜRYAN: Çırılçıplak El Zâhir Esmasına Masdar ve Mazhar OL-AN..


Şeytanın çalışma sahasında pek çok silahı var. Biri de Acelecilik!
Her acele alınmış kararda işlerimin hüsranı ile boğuştum durdum.
Zorluklarla karşılaştığımdan dolayı öfkelendim, sinirlendim veryansın ettim.
ÇetreFîLi AKLımın çıfıt çarşısında bana ettiği oyunların farkına varınca, işler değişti.

Resim---İbni Mes'ud (ra): "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize düz bir çizgi çizdi ve: "Bu rüşd yoludur." dedi. Sonra bunun sağından ve solundan bir çok çizgiler daha çizdi: "Bunlar da bir takım yollardır ki her birinde bir şeytân vardır, ona (kendisine) çağırır!" buyurdu ve En'âm 6/151-153 Âyetlerini okudu."dedi.
(Buhârî , Rikak 4;Tirmizî, Kıyâmet 22; Ibn. Mâce, Mukaddime 1; Darimî , Mukaddime 23)

Sürekli beni kendi tarafına çekmeye çalışmakta olduğu için gayet donanımlı güçlü bir düşman!
Ordusu kalabalık!
Her an saldırı içindeler.
Sürekli teakkuzda kalmam gerekmekte!
Sınırlarımı çok iyi korumalıyım.
Sınırlarımı koruyacak ASkERlerimi çok iyi seçip yerleştirmeliyim.
Bir anlık DALLgınlık yetmekte! hazır olda beklemekte!

AKLımın algı sahasında hileli dalevaralı ne oyunlar oynanıyor..
Mutlaka imtihÂN gereği GALİB gelen olacak!
Ve diyorum içimdeki çılgına; ''sen seni bil sen seni sen seni bilmezsen patlatırlar enseni!''

''ben''(ego) galib olmayacak, cehâletinde boğulup ÖLecek!
''BEN''in galibiyyeti ile kemalatta DİRİLecek GALİB gelen BİZ olacağız!
2(Zâhir ve Bâtın) ELiyle, 2 EMANETine SARılmaya, TUTunmaya ve UYgulamaya çalışıyoruz.

Resim---Zeyd b. Erkam (r.a) anlatıyor: “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Mekke ile Medine arasında Hummen denilen suyun başında bir hutbe verdi. Allah’a hamd, sena ve zikirden sonra şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Dikkat ediniz; ben bir beşerim. Rabbimin ölüm elçisinin gelmesi ve benim ona icabet edip aranızdan gitmem yakındır. Sizlere hukuku ağır iki kıymetli emanet bırakıyorum. Birincisi Allah’ın Kitabı’dır. Onda nur ve hidayet vardır. Allah’ın Kitabına sımsıkı sarılın. Onunla meşgul olun, onu öğrenin, öğretin; hükümlerini anlayın. İkinci emanet Ehl-i beytimdir. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım.”
(Müslim, Fedâilü’s- Sahâbe, 36; Nesâî, Sünen-i Kübrâ, Menâkıb, 9.)


ResimALLAHu Zü’l-CELÂLihu'muz, NûR-u HaBîBullah'nın hürmetine Kâmil Kalbinde Kemâlat Keremine Kavuştursun BİZleri إِن شَاء اللَّهُ



MuhaMMedi MuHABBEtlerimİZle!....

09 Şub 2013 19:34

şeÂN "Ş" ki
devrÂN "D" ki
Akıl -> ÂLeM
gERçek "N" ki?!..


ResimZEVK 5140

ÖLüş KEFenim.. AK YELem.. -> DOĞuşuma YÜRÜyüştü!
Ne HİÇkırık.. Ne kAHkAHa.. Ne AğLayış -> Ne GÜLüştü!
TEK TOHUM KÂBuğu -> İBLiS.. TarLÂsın ToprAĞı meLEK
Yüreğime -> YILDIZ YAĞdı!.. BİLki gERçek!.. bELki DÜŞtü!..


31. 10.12 03: 02
brsbrstktktrstkkmdbzbrz…

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Söz- Sohbet-Zevk ve HaZZ
MesajGönderilme zamanı: 06 Ağu 2019, 22:11 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8839
Konum: BURSA
Resim
BİR VAR Şş,
BİR YOK muŞş
EVVEL zamanAN içinde
AHİR zamanAN içinde.



Bir zaman, BiR ÂN İÇinde!Resim
her gün ayrı CENKle geçiyorken,
cenkler cenginin içine düştü.
araya girince çıkmaz sokaklar,
ağarttı saçlarını, tel teli acıttı.
SÖZ SOHBET ZEVK HAZzdı,
geriye kaldı ayrılık ZANnları!
kime ne diyeBİLir ki! ''Ne?''
Ne Neden Nasıl Niçin, Niye!
ve; Nerden-Nereye!?
dERman İÇinde sAKLı kALdı, KİMliğe?

ağlayan gözlerin feryadı,
kirpiklerden dökülünce.
saçıldı etrafa soldu çiçeği.
ne sen benden ayrıldı, giTTi
nede ben senden ayrıldı biTTi.

bu nasıl bir DÜŞtü!
DÜŞü düşünde düştü,
düşü düşüne küstü.
geldi ayağına takıldı,
ayağı başına asıldı.

''sebbit ekdamena'' gönlünü tarumar etti
ah ki vah ÖMRüne?
nerde kaldı SAMİMİYYET!
nerde SADAKAT, KİMde?
ÖZüm ÖZETimdir dedi.
SÖZ hayaller ülkesine uçtu
uçarkende baktı ki el saLLıyordu.
ZiLLeTte ömrünün külleri üstüne saçıldı.
LLeri sirkelerken, SÖZlerin kıvılcımı yaktı.

doğacaktır elbet şAFAK!
belki bugün! belki bugünden de yakın.
SAMİMİYYET ülkesinde!?



ResimNUR-İYyE!
HCRMd SSSZ
24.07.2019 03:40

nOt; nuriye'nin İYyE'lik Hikayeleri


Resim
وَلَمَّا بَرَزُواْ لِجَالُوتَ وَجُنُودِهِ قَالُواْ رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Resim---''Ve lemma berazu li calute ve cunudihi kalu rabbena efrig aleyna sabren ve sebbit ekdamena vensurna alel kavmil kafirin.:Onlar, Calut ve askerleriyle karşı karşıya geldikleri zaman: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı sabit kıl, kafir kavme karşı bize yardım et." dediler.'' (Bakara suresi 2/250)

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye