Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 19 Ağu 2018, 20:49

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: hevayi'ye
MesajGönderilme zamanı: 20 Haz 2013, 17:20 
Çevrimdışı
Üye
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14 Nis 2013, 13:30
Mesajlar: 22
Bu konuyu facebook'ta paylan!
heybesi olmayıp, heybeliyim diyenin ismi HEVAYİ olsun. bütün bohçasızlara
insanın gücü kudreti yoktur ve yüceltilmemelidir. güç kudret Allah'ın dır şanı yüce O'dur.... sitedeki bazı kişilerin yazıları beni rahatsız etti. tarikatların düştüğü hataya düşmeyelim. ilim sahibi olan buna izin vermemelidir. insanda kibir oluşturmayalım , iyi yaptığımızı sanarken o kişiye kötülük yapmayalım..


En son gökkuşagı tarafından 20 Haz 2013, 23:35 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: hevayi'ye
MesajGönderilme zamanı: 21 Haz 2013, 00:33 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 2661
Konum: KAF'dan
Es Selam
Gökkuşağı kardeşimiz öncelikle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin kanatları altında toplanmayı ve hasbi hizmeti amaçlayan gönül birliği sitemize hoş gelmişsiniz.
Nickiniz ve avatarınızın ahengi hoş görünmekte, birbirinden farklı rengarenk olan ve Rahmetin sonucu oluşan gökkuşağı insana neler anlatmakta neler...
İnsanda öyle değilmi her biri rahmet damlaları gibi ayrı ayrı ve Denize gark olunca BİZler BİR oluveriyor..
Bu mesajınızdaki uyarınıza kendim adına teşekkür ederim ve nefs-i emmareme okudum hizaya gelsin diye..
Ancak herhangi bir yakıştırma veya imâ işinden de her zaman uzak durmak isterim ki iyi şeyler değil..

"Ey müminler, bir kısmınız, diğer kısmınızı alaya almasın! Belki de alay edilenler, kendilerinden daha iyidir. Birbirinizi ayıplamayın, kötü lakaplarla çağırmayın!" [Hucurat 11]
"İnsanlarla alay edene, Cennetten bir kapı açılır, “haydi gir” denir. O da, telaşla gelir, fakat kapı hemen kapanır. Sonra başka bir kapı açılır. O yine üzgün olarak kapıya gider. Kapı yine kapanır. Bu durum, defalarca tekrar eder, artık, gel denildiği halde, gidemez." [Ebu Davud]
Ayrıca forumda sizi rahatsız eden yazıları özel mesajla site yönetimine bildirirseniz bizde inceler ve gerekli-gerekmez müdaheleyi yaparız. Bu şekilde olduğu vakit heybeli-heybesiz ve bohçalı-bohçasız ayrımı gayrımı BİZ BİRliğimize yakışmaz hoşda karşılanmaz...
Değerli katkı ve paylaşımlarınızı bekler,
Muhammedi Can Muhabbetleri sunarım.


_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: hevayi'ye
MesajGönderilme zamanı: 21 Haz 2013, 15:06 
Çevrimdışı
Üye
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14 Nis 2013, 13:30
Mesajlar: 22
resimlerinizi inceledim yazılarınıza baktım. kimseye bişey kanıtlama ve yarışma derdinde değilim. zaten dini bilgimde buna yetmez. ama Münir hocanın anlaşılamadığını gördüm . ben insanları yüceltmeyin dedim o kadar.
nur ye arkadaşa cevap attım. Allah 1, güneş 1 başka sözüm yoktur.


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: hevayi'ye
MesajGönderilme zamanı: 21 Haz 2013, 19:20 
Çevrimdışı
Üye
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14 Nis 2013, 13:30
Mesajlar: 22
ben atışmadan anlamam zaten bilgim yetmez sizle atışmaya (mütevazı degilim) gercekten böyle... bu arada müslüman küsmez... madem bir söz söyledin bende sana söyle cevap vereyim... Münir hoca nın yazıları senin avatarın gibidir. bunu biliyosundur ama kalbinle inan...


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: hevayi'ye
MesajGönderilme zamanı: 21 Haz 2013, 20:00 
Çevrimdışı
Saygın Üye
Saygın Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Kas 2009, 03:00
Mesajlar: 202
Resim

MuhaMMedînur Sitemizin her zaman ÖZden SADRdan yazan üyesi olarak bildiğim, şâhid olduğum Pehlivan kardeşimin, Gökkuşağı müstear isimli kardeşimizin anlayabildiğimce yazmış olduğu yazısına istinâden verdiği cevaplar, enâniyetten uzaktır ve rızıklandığı dergâha (Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem efendimin aşının pişirildiği mutfak) eğriliği, edebsizliği olmamıştır. Sadâkatli-Samîmiyetli-İÇli duyuş ve UYuşlarına hep gıpta etmişimdir. Pehlivan kardeşim, sitemize ilk girişinde, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem efendimizi her gece rüyasında gördüğünü, bunu başkalarına anlattıktan sonra eskisi kadar göremediğini yazmıştı. Hiç unutmam. Bu yazılarının hatırı dâimîdir in şâe ALLAH ve ehlimizdir çok şükür.

Anlamadığı hususları sormaktan çekinmez, edeb dâhilinde, arka plansız, ard niyetsiz sorar-yazar-söyler... İstifâde ederiz yazdıklarından. Yazıları ile düşündürür, nefis hesâbı yaparım, görebildiğimce düzeltmeye gayret ederim kendimi...

Bir gün ru'yamda Pehlivan kardeşimi gördüm, siteye girmeden önce Kurân-ı Kerîm OKUyordu, sanki İLİM-EDEB-İRFAN-ERKAN KAPIlarının ARAlanarak, nefislerin kin-hased-nefret-ikiyüzlülük-riyakârlık gibi hâllerinden arınarak tertemiz bir hâl ile yazmak, sormak, paylaşmak ister gibi... Gariban kardeşim ile paylaşmıştım bu ru'yâyı... Burada yazarak her üyemize hem kendisinin hakkındaki şehâdetimi hem de sitenin adı ile KÂİM HURMETinin ehemmiyetini de hatırlatmak istiyorum...

Bi'l-vesîle Pehlivan kardeşimin eğer bir eleştirisi var ise, sorusu var ise MuhaMMedî edeb içinde sorar ve yazar. Buraya kadar yazdıklarım kendisine övgü değil önemli bir durumu tesbit için. Gökkuşağı kardeşim, anladığım kadarı ile ve kendisinin de yazısında belirttiği kadarı ile ilimde irfanda edebde henüz öğrenme anlama aşamasında olmalı, ki hepimiz değişik aşamalarda böyleyiz, yazdığı bir iki yazısında sitemizin RABBi'l-Âlemîn rızâsı- Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem efendimiz-sahâbe-i kiram- HAKK dostlarına hasbî habîbî hizmet niyyetinde azminde olan kurucusu Kul İhvânî büyüğümüzü ve ekolunu henüz anlayamamış olmasından kaynaklı olarak soruş ve ifâde şekli edebe uygun olmasa da yapıcı değil zemmedici tâlib değil eleştirici ifâdelerle tenkitlerde bulunmaktasınız.

Bu paragraf arasına bir mesel ile misal vermek isterim;


...Akşemseddin hazretleri, yedi yaşında babası ile birlikte Anadolu’ya gelerek, o zamanlar Amasya’ya bağlı bulunan Kavak İlçesi’ne (bugün Samsun’a bağlıdır) yerleşmişler. Küçük yaşta hâfız olan Akşemseddin hazretleri babasının vefâtından sonra, tahsiline devam ederek kısa sürede bütün şer’i ilimlerle berâber tıp ilmini de öğrenmiş ve Osmancık Medresesi’ne müderris (profesör) olmuştur. Onun hayâtı hakkında tafsilatlı bilgilerin yer aldığı Enîsî’nin Menâkıbnâmesi’ne göre;İlm-i bâtın lezzeti dimağından gitmediği içinyirmi beş yaşları civârında kendisine bir mürşid aramak üzere yola çıktı. Tavsiye üzerine Hacı Bayram-ı Velî Hazretlerine bağlanmak üzere Ankara’ya geldi. Rastladığı bir kişiye onu nerede bulabileceğini sorar.

Adam:
İşte şu gördüğün, dükkan dükkan gezerek cerr(sadaka) toplayan kişi Hacı Bayram-ı Velî hazretleridir.diyerek, karşı sokakta iki talebesiyle gezen bir zâtı gösterir.

O tarafa bakan Akşemseddin’in gördükleri karşısında yüzü asılır, kalbi vesveseyle dolar.

İçinden:
Demek bana methettikleri meşhur Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri bu… Dükkan dükkan dolaşıp, para topluyor. Dünyâlıkla uğraşıyor. Buraya kadar boşuna yoruldum. diye söylenerek onunla tanışmadan nedenini niçinini sormadan oradan uzaklaşır.

Halep’e doğru yola çıkar. Amacı orada ünü Anadolu’ya kadar ulaşmış bulunan Şeyh Zeynu'd-din el- Hâfî Hazretleri’ne intisap etmektir. Bu niyetle günlerce yol alan Akşemseddin, Halep’e yaklaştığı bir yerde mola verir. Dinlenirken uyuyukalır. Uykusunda bir ru'ya görür. Ru'yâsında boynuna bir zincir takarlar, zorla Ankara’da Hacı Bayram’ın kapısına bırakırlar. Akşemseddin Hazretleri bakar, zincirin diğer ucunda Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri. O Halep’e gitmek için yürümeye çalıştıkça Hazret zinciri çekiyor. O direniyor, Hazret ise çektikçe çekiyor. Zincir boğazına gömülüyor. Öyle ki Akşemseddin neredeyse boğulacak. Korku ve dehşet içinde uyanan Akşemseddin, ru'yâsının tesirinde kalarak geldiği yoldan dönerek Ankara’ya, pişmanlıkla dolu duygular içinde geri gelir.

Hacı Bayram-ı Veli’nin dergâhına ulaştığında, onun müridleriyle tarlada çalıştığını öğrenip, tarlaya koşar. Ama Hacı Bayram-ı Veli kendisiyle ilgilenmez. Akşemseddin diğer talebelerin arasına katılarak onlarla berâber akşama kadar tarlada çalışır. Yemek vakti geldiğinde Hacı Bayram-ı Veli, hazırlanan yemekleri talebelerine bölüştürür. Artanı da köpeklerin çanağına döker.

Akşemseddin de o yal çanaklarından birini alıp, bir onlara bir de kendine bakarak nefsiyle mücâdele edip,
sen buna layıksın, Buraya vaktinde gelmedin. Zincirle zorla çekilerek getirildin. Şimdi ye bakalım bu yal çanağından.” diyerek yemeğe başlıyor.

Onun bu halini gören Hacı Bayram-ı Veli:
İmtihanı kazandın, kalbimize girdin köse, gel yanıma!diyerek önündeki çanağı itip, onu sofrasına oturtur ve: "Zincirle gelen misafiri böyle ağırlarlarder. Bundan sonra Akşemseddin, Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin en sevdiği talebesi oluyor.....


Bu meseli şunun için aldım ki; kardeşimiz henüz anlayamadığından MuhaMMedî MuHABBEte yol bulamadığından bunları demekte... Kınamak haddime düşmez, belki sa'y u gayret ile Kul İhvânî PÎR imi burada bulunanlardan çok daha ÖZden CANdan ANlar ve bakakalırız şâyet maksatlı ve hazırlıklı bir geliş ve havl yoksa...

Siteye çoğumuzun gelişi DERMAN Doktorumun HİMMETi iledir. Onun eserlerini burada yayınlarken uygulanan metod, Kitablarının ve Sesli Kasetlerin asla oynanmadan-olduğu gibi-duyduğumuz gibi aktarılması, sanal ortamda ziyâretçilere, tâliblere, nasiblilere sunulması ve Va'z u sohbetlerinde işlenen konuların Âyet ve Hadisler ile desteklenmesi ve Eski Türkçe anlamlı olanların sözlük karşılıklarının bulunarak yazıların sonuna eklenmes ile ANlaşılmasının kolaylaştırılmasıdır.

Âcizâne Gökkuşağı kardeşime nasihatim, Sabır ile Samîmiyyet ile Sadâkat ile eserlerin dosdoğru okunması, düşünülmesi ANlamaya çalışılmasının evvelâ bâlğ olunmasına âhiren de Râşid olunmasına vesîle olacağıdır. Bunlardan sonra AKLınıza takılan, yanlış görülen, doğru anlatılamayan ya da her ne eksik hata görülür ise edeb kuralları dâhilinde elbette ifâde edilmesidir. AYNAlık yapmak hünerdir. Hizmeti hor ve hakir görmemek, uykusuz gecelerce, saatlerce, defalarca dinlenerek, okunarak yazıya aktarılmasındaki gayretin verilen mesâinin bir çırpıda silinmemesi, kıymet bilinmesi, takdir edilmesi HASBÎ HABÎBÎ HİZMETin içinde zerre miskal de olsa yer aranması ve azmedilmesi RABBimizin Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem efendimizin hoşnutluğuna erer in şâe ALLAH!

Bu arada, Gökkuşağı kardeşim, iyi niyetimizin, hasbî hizmet inancımızın gereği olarak sizin kendinize seçtiğiniz müstear isminize mukâbil nette arama yapıldı, en güzel resim olduğuna inanılan resim size Avatar olarak konuldu, CANdan YÜREKten sevgiyle gönül kapıları açıldı buyur edildiniz. Yazdığınız şiirleriniz-hissedişleriniz-İÇliliğiniz-paylaşımlarınız okundu, düzenlendi, beğenildi...

Genç bir kardeşim olduğunuzu ZANN ediyorum. Bu tarz ifâdelerinizi buna veriyorum,

Sizin bu gibi serzenişlerinizi Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem efendimizin ve onun Hakîkat-ı MuhaMMediyyesine bizi irşâd etmeye ömrünü adamış DERMAN Doktorumun hürmetine hoş görüyorum, sitedeki Kul İhvânî eserlerini, zevk-sohbet ve kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum.

Sitede bulunuşumuz RABBi'l-Âlemînimiz ve Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem efendimizi sevmemizdendir... Kimsenin kimse ile menfaat, beklenti, övmek-övülmek-methedilmek gibi beklentileri, gâyeleri yoktur. Ancak GÜNEŞe de GÜNEŞ demek ısıtır-ışıtır- HAYYlık saçar demek ÖVMEK olmasa gerek... Kurân-ı Kerîmimizin ilk sûresi olan Fatiha Sûresinde EL-HAMDU LİLLAHİ... buyurur. ÖVmek ve ÖVülmek ancak ALLAHa mahsustur. Onun rızâsı ile, yakınlığı ile izzeti-ihsanı-ikramı ile lutuflanırız in şâe ALLAH!

HAKK AŞKı ile BİZ-BİR-İZ meşki ile Kurân-ı Kerîmi'miz hürmeti ile bilgilerinizi paylaşmanızı temenni ediyorum.

Sürç-i lisan ettim ise affola... El-EMÎN EMNİYYETİ Es-SELÂM SELÂMETi niyaz ederim...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: hevayi'ye
MesajGönderilme zamanı: 22 Haz 2013, 13:07 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4717
Resim

"gökkuşağı; güzel bir isim, ne güzel"

En son geçen gece rüyamda görmüştüm gökkuşağı 7 rengi Kur'an-ı Kerim'de ve kendimi ve Münir Derman Hocamızı kaddesallahu sırrahu

BİZ BİR-İZ hamdolsun El Emin Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'de.

7 renge 8 cennetin kapısı gibi dokunmuşumdur hep...O yüzden severim "
k-t-s-y-m-l-m" yi..... Harf-i mukattalar gibidir içimde....Ve hayatın sırrı gibidir gökkuşağı.. "Bilen demez, diyen bilmez!" gibidir...Adı üstünde "gökkuşağı"

Kul İhvÂNi Hocamızın 8 cennetimizi DUYuşu DUYuruşu ne kadar harikadır....Sizde bir okuyunuz inşaallah.

"Kur'ân-ı Kerim'de 8 Cennetimiz ZEVKi"



viewtopic.php?f=274&t=7980

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye