Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
TEVHİD TEBLİĞİmiz
TEVHiD TEBLİĞimiz..


Resim

Yâ RESÛLULLAH!.
sallallahu aleyhi vesellem!.


İhvÂNi’n TEVHiD TÜLündür
->Nİ’Mette ->Yâ Resûlullah
GÖNLüm ->AÇıLan GÜLündür
->HİZMette -->Yâ Resûlullah!.


ZEVK 8563

“YUSeBBiHu SEMÂsı”nda =>SIRRuLLAHsın SIRF SÂFÂsın
MuHaMMeD’ü’L- MUTEMEDsin =>EMÎNsin vASL-ı VEFÂsın
AŞKta =>HULUKi’L- AZÎMsin
MEŞKte =>RAÛFu’r- RAHÎMsin
TEBLİĞ-i TEVHiD TEK-BİRi =>vASL-ı vUSLât MUSTAFÂ-sın!.

sallallahu aleyhi vesellem..

27.11.17 17:22
brsbrsm..tktktrstkkmdhacerLe..



وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ
Resim ---"Ve inneke le alâ hulukın azîm (azîmin).: Ve muhakkak ki sen, mutlaka çok büyük bir ahlâk üzeresin.” (Kalem 68/4)

لَقَدْ جَاءكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Resim ---Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz(azîzun), aleyhi mâ anittum harîsun aleykum bi’l- mu’minîne raûfun rahîm (rahîmun).: Andolsun ki; size, sizin içinizden azîz bir Resûl geldi. Sizin üzüldüğünüz şey, O'na ağır gelir (O'nu üzer). Size çok düşkün, mü’minlere şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 9/128)

Resim

TEBLİĞ-i TEVHiD-i MuhaMMedü’r-RasûLuLLAH.. aleyhisselâm..


Lâ İLâhe İLLâLLaH.. MuhaMMedü’r- RasûLuLLAH..
EŞhedu en Lâ İLâhe İLLâLLaH.. ve EŞhedu enne MuhaMMedü’r-RasûLuLLAH..


TEVHiDuLLAH’ın TEBLİĞi..
Her Yerde, Her ZamÂN, Her HÂL ve Her NEFeste ULvî İLKe.. Kudsî GÖRev..
TEBLİĞ-in İlk Halkası akrabîn/en yakın akraba..


وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ الْأَقْرَبِينَ
Resim ---"Ve enzir aşîrateke’l- akrabîn (akrebîne).: (Önce) en yakın akrabanı uyar.” (Şuarâ 26/214)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellemin TEVHiD TEBLİĞi; ALLAHın DİNi İSLÂM’a ÇAĞrısı en yakın akrabasından tümm kâinâta kadar.. DENİZe atılan TEVHİD TAŞının OLuşturduğu sonsuz, muntazam muazzam ve muhteşem DALgaLar.. MERKEZden MUHİte.. En İÇten/Yakından ->En DIŞa/Irağa..

TEVHiDuLLAH’ın TEBLİĞinin Zâhir Bâzârında;
Haticetü’L- KüBRâ aleyhasselâm ve İmam ALİ kerremallahu vechehu gibi: “KâLû Semiğnâ ve Ateğnâ!” DEyip-DUYup-UYan Rahmete gark OlanLarın,
Ebû LEHeb vve karısı gibi “KâLû Semiğnâ ve Aseynâ!” DEyip-DUYup-UYmayan-İsyÂN Eden Zahmete gark OlanLarın OLdu ve OLmakta..

Bu GÜNümüzdeyse Biz İSLÂM Âlemi; KeLÂMuLLaHımızı ve RASÛLuLLAH’ımızı ve sonuçta ALLAH’ımızı Unuttuk ve en acısı ise, UNUTuLduk!.


وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ نَسُوا اللَّهَ فَأَنسَاهُمْ أَنفُسَهُمْ أُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Resim ---"Ve lâ tekûnû kellezîne nesûllâhe fe ensâhum enfusehum, ulâike humu’l- fâsikûn (fâsikûne).: Allah’ı unutan kimseler gibi olmayın! Böylece (Allah da) onlara, kendi nefslerini unutturdu. İşte onlar, onlar fasık olanlardır.” (Haşr 59/19)

Yâ RABBenâ!.. ÜMMet-i MuhaMMedi bağışla!. Üzerimizden hidâyetini, mağfiretini kaldırma ve SeLÂMet Sahiline ÇIKar!… Her dâim esenlik ve afiyet nâsib eyle!.
Yâ RABBenâ!.. ÜMMetine karşı dâima Halîm ve SeLîm Olan Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem hörmetine; bizi ve ailemizi ve ÜMMet-i MuhaMMedi Sırat-ı Mustakîm Yolunda sabit kıl… Ayaklarımızı kaydırma… Üzerimizdeki SANA KULLuk Vazifemizi hakkıyla yerine getirmeyi bize nâsib eyle!.


فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ اللّهِ لِنتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لاَنفَضُّواْ مِنْ حَوْلِكَ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الأَمْرِ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّهِ إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ
Resim ---“Fe bimâ rahmetin minallâhi linte lehum, ve lev kunte fazzan galîza’l- kalbi lenfaddû min havlike, fa’fu anhum vestagfir lehum ve şâvirhum fî’l- emr (emri), fe izâ azamte fe tevekkel alâllâh (alâllâhi), innallâhe yuhibbu’l- mutevekkilîn (mutevekkilîne).: O zaman, ALLAH'tan bir rahmet sebebiyle onlara yumuşak davrandın. Ve eğer sen, kaba, katı yürekli olsaydın, mutlaka senin etrafından dağılırlardı. Artık onları affet ve onlar için mağfiret dile ve işler konusunda onlarla muşavere et (danış). Azmettiğin zaman, artık ALLAH'a tevekkül et. Muhakkak ki ALLAH, tevekkül edenleri (ALLAH’a güvenenleri) sever.” (Âl-i İmrân 3/159)

Rahmet Peygamberi Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem;
İyi-kötü herkese karşı son derece mülayemetle, yumuşaklıkla davranırdı. O’nun insana karşı gösterdiği bu hassasiyet; sînelerden kin ve nefret duygularını siliyor yerine sonsuz bir aşkı ve sevgiyi yerleştiriyordu. Böylece hidâyet nuruyla aydınlanan gönüllerden cehâlet karanlığı silinip gidiyordu.
Bunun en açık örneklerinden bir tanesi, müezzinlerin üstadı olan Ebû Mahzûrâ’ya ait olsa gerektir:
İlk başta, Ezân-ı Muhammedî ile alay ederek eğlenen Ebû Mahzûrâ, Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem tarafından huzura alınır. Ezân okuması istenilir. Ancak ezânı bilmediği için başını önüne eğen Ebû Mahzûrâ’nın kalbi büyük bir öfke ve kinle dolar. Alayı sebebiyle kendisinden duyguları incitilerek intikam alındığını düşünmüş olsa gerektir.. Ancak bu esnada Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, ezânın sözlerini ve okunuş şeklini kelime kelime ona öğretir. Eline içinde para olan bir kese sıkıştırarak: “Allah seni mübârek kılsın!.” Diye dua eder.. Bu duâ üzerine kalbindeki kötü duyguların yerini büyük bir SEVginin aldığını hisseden Ebû Mahzûrâ, Mekke’de ezân okumak için izin ister. Yumuşaklığı ile gönüllerin Fâtihi olan Rasûl-ü Zîşan’dan müsaade alır..
Sertlik ve kabalığın zıddı olan rıfk/ yumuşaklık, yavaşlık, tatlılık, nezaket her nerede olsa onu süsler. Tatlılık ve yumuşaklığın olduğu yerde hayır vardır. Mülâyemetle davranmak, hidâyet meşâlesini tutuşturacak kıvılcım için ön koşuldur. Nitekim Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, bu güzel sonuçları elde etmenin ilkelerini açıkça belirtmiştir:


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sevindirin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın.” buyurmuştur.
(Ebû Dâvud, Edeb 20, (4835)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, ÜMMet-i MuhaMMedin günahlarından dolayı ye’se düşmelerini engelleyip, ALLAHu zü’L- CeLÂL’in rahmetinden ümitlerini kesmemelerini sağlamak için MuhaMMedî Merhamet ve Muhabbet ELLerini; Her yerde, her zamÂN, Her HÂL ve her NEFESte Ezel-EBed BİZim İÇin DUÂya AÇmakta ve ELLerimizden tutmakta El hamdu lillâhi rabbil âlemin..
Biz ÜMMet-i MuhaMMedin ise EMRULLAHı DUYup Uymamız farzdır İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.


قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Resim ---"Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâhi, innallâhe yagfiru’z- zunûbe cemîâ (cemîan), innehu huve’l- gafûru’r- rahîm (rahîmu).: De ki: "Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş (haddi aşmış) kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder (sevaba çevirir). O, muhakkak ki O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen)." (Zümer 39/53)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin biz ÜMMet-i MuhaMMede miras bıraktığı, herşeye/herkese karşı rıfk ve sabırla muamelede bulunma sünnetini ihyâ etmek, hem boynumuzun borcudur hem de TEVHiDuLLAH’ın TEBLİĞinde başarının sırrıdır. Zirâ Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellemin Şeriat-ı GARRÂ Yolu, ALLAHu zü’L- CeLÂL’imizin’ın BİZe öngördüğü ve emir buyurduğu İSLÂM YOLUdur.
ALLAHu zü’L- CeLÂL’in Kur'ÂN-ı Kerîminde, Musaâ aleyhisselâm ve Harun aleyhisselâm’a, Firavun’a dâvette bulunduklarında yumuşak bir üslub kullanmalarını emretmesi, en etkili yolun bu olduğunu ortaya koyar..


فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَى
Resim ---"Fe kûlâ lehu kavlen leyyinen leallehu yetezekkeru ev yahşâ.: "Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp düşünür/ anlar veya içi titrer, korkar/ huşû duyar." (Tâhâ 20/44)

Şüphesiz ki Rıfk ve Yumuşaklık MuhaMMedî Mü’minin ASLî bir karakteri hâlini almalıdır.
Çünkü Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellemin Fıtrî Yapısına, Mülâyemet/ Yumuşaklık ve Uygunluk Huyu EZELden âdeta nakış nakış İŞLenmiştir:


لَقَدْ جَاءكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Resim ---"Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz(azîzun), aleyhi mâ anittum harîsun aleykum bi’l- mu’minîne raûfun rahîm (rahîmun).: Andolsun ki; size, sizin içinizden azîz bir Resûl geldi. Sizin üzüldüğünüz şey, O'na ağır gelir (O'nu üzer). Size çok düşkün, mü’minlere şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 9/128)

مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا
Resim ---"Muhammedun resûlullâh (resûlullâhi), vellezîne meahû eşiddâu alâl kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadlen minallâhi ve rıdvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd(sucûdi), zâlike meseluhum fî’t- tevrât (tevrâti), ve meseluhum fî’l- incîl (incîli), ke zer’in ahrace şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimu’l- kuffâr (kuffâra), vaadallâhullezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti minhum magfiraten ve ecren azîmâ: Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.” (Fetih 48/29)

Onun için Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz BİZ ÜMMet-i MuhaMMedin Rıfk ve Yumuşaklığı MuhaMMedî Mü’minin ASLî bir karakteri ve kişiliğinin temel taşı hâline getirmesi gerektiğini, CÜMMLe CihÂNa; müşfik, tatlı dilli, güler yüzlü, sabırlı ve yumuşak huylu, dil ve el kabalığından kaçınan bir yapıya sahip olmak için gayret göstermemizi emir buyurmuştur.:

Resim --- Aişe radiyallahu anha ANNemiz: “Bir gün, bir adam Resûlullah’ın yanına girmek için izin istedi. (O’nun ismi zikredilince) Peygamberimiz: “Aşiretinin ne kötü adamı” dedi. Sonra da: “Müsaade edin girsin!” buyurdu. Adam huzuruna girince, ona yumuşak bir üslubla konuştu. (Adam gidince): “Yâ Resûlullah, ona mülâyim bir dille konuştun, hâlbuki daha önce hakkında söylediğini söylemiştin” dedim. Bana: “Kıyâmet günü, Allah katında, makamca insanların en kötüsü, dil ve davranışlarının kabalığından kaçınarak insanların terkettiği kimsedir” buyurdu.
(Kütüb-i Sitte; İbrahim Canan, Kütübü Sitte Şerhi, Akçağ y, c. 7, s. 297.)

Elbette Müdare/dost gibi görünme ile MühaMMedî İdâreyi/Dostça Hasbî Hizmeti iyi BİLmemiz ve UYgulamamız gerekmektedir ki;

Resim --- Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “İmandan sonra aklın başı, insanları idare etmektir. Ben farz namazlarla emr olunduğum gibi insanları idâre etmekle de emr olundum.” buyurmuştur.
(Suyutî' , Kenzu’l-Ummal, c. 3, s. 407, hn: 7168, 717.)

Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem TEVHiDuLLAH’ın TEBLİĞinde dâima muhatablarını İslam’a dâvet ederken sabırla hareket ederdi.
Hakem b. Keysan esir düştüğünde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem onu İslam’a dâvet etmişti. Ancak Hakem iman etmedi. Bu durum karşılıklı olarak uzadı. Bunun üzerine Hz. Ömer radiyallahu anhu onu öldürmek için müsaade istedi. Ancak Rasûl-i Zîşan aleyhisselâm Efendimiz müsaade vermeyip, dâvete devam etti. Bir müddet sonra Hakem Müslüman oldu. Sabırla beklemenin neticesi ortada idi. Hakem, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in sabırla iknâsını ve de rızasını kazanmıştı. Daha sonraki zamanlarda da şehâdet şerbetini de tatmıştır radiyallahu anhu.

Merhamet ve Rıfk ResûLü Efendimiz aleyhisselâm, kendisine yönelik ağır hakaret ve işkencelere de sabırla mukabelede bulunmuştur. Ebû Cehil’in kendisine hakarette bulunmakla da kalmayıp ağır darbelerle saldırdığı bir gün, bu duruma cevab vermemiş, sabır göstermişti.
MuhaMMedî Sabır, en zor bile olsa meselenin çözümünü ALLAHu zü’L- CeLÂL’den beklemenin en etkili ifâdesi ve uygulayışıdır.
O günün sonunda bu durumu öğrenen Hz. Hamza radiyallahu anhu İslam’la müşerref olmuştu. Müslümanlar böylece büyük bir güç kazanmışlardı. Sabrın sonunda muhteşem bir güzellik vardı..
Tatlı ve yumuşak üslup, MuhaMMedî Sabırla birleşince, ALLAHu zü’L- CeLÂL de yardımını gönderiyor ve MuhaMMedü’r-RasûLuLLAH aleyhisselâmın TEBLİĞ-i TEVHiD olan Hidâyet Yollarını AÇmaktadır..


El hamdu lillâhi rabbil âlemin..Ebeden Dâimen İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.

Resim Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike (MuhaMMediyyeti) ve
Nebîyyike (MahMudiyyeti) ve
Rasûlike (AhMediyyeti) ve
NeBîyyi’l-ÜMMiyyi (HaBîBiyyeti) ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve sahbihi ve ÜMMetihi...
Resim

MuhaMMedi MuHABBEtLerimİZLe!....


Resim

Gönderen : kulihvani Tarih : 27-11-2017
Okunma : 36

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Arşiv Haberler

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır