Muhammedinur - Üzme, Üzülme, Sev, Sevil - HiKMet-İBRet..

Muhammed-i Nur


Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
HiKMet-İBRet..
Resim

HiKMet-İBRet..

EDEBi BİL!. ->NEFsin TANı
İLiM-İRfÂN ->RABBın TANı
“ReSûLULAH İZİ”n ->İZLe
KuLİhvÂNim >SıRR SuLtÂNı..

ZEVK 8030

Şu GEL-GEÇ ÖLümLü ÂLeM.. ->HAKkın-HAYRın HiKMeti NE?
İmkÂNLa -> İmtihÂN ->ÂDeM.. ->BâtıL - ŞERrin İBReti NE?.
İkİ gÖZüm ->HEPte- HİÇte
BaSaR DIŞta ->BaSîRet İÇte
BEDENim ->BÜRümüş>RÛHum.. ->SÛREti NE?. ->SÎREti NE?.


09.03.17 04:49
brsbrsm..tktktrstKkmdsvdÂ..

SÛREt: Muhit. Dış..
SÎREt: Merkez. İÇ..


Şe’ÂNuLLAHta SüNNetuLLAH Üzere TeCeLLî-yi HAKk TeÂLÂ:
Zât ->Sıfat ->Esmâ ->EŞyâ ->OLay ->Zamân ->ZANn..

İnsÂNoğLunun SiLM AKLı, EŞYâ ve OLAYLara BAKıp-GÖRdüğünde;
HAK ve HAYRdan HiKMeti SEYReder.
BâtıL ve ŞeRden ise, ders çıkarıp İBRet ALır..
BİZ de; RABBu’L- ÂLeMîn SÖZüyLe, RaHMetenLi’L- ÂLeMîn SESiyLe ve ABDuLLAH NEFiS/NEFEsLerimizLe bir dAHa BAKaLım BUyurunuz İnşâe ALLAHu TeÂLÂ..


ALLAHu zü’L- CeLÂL, Kur'ÂN-ı Kerîmimizde;

كَمَا أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولاً مِّنكُمْ يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُواْ تَعْلَمُونَ
"Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe ve’l- hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn (ta’lemûne).: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı (Kurânı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.” (Bakara 2/151)

يُؤتِي الْحِكْمَةَ مَن يَشَاء وَمَن يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِيَ خَيْرًا كَثِيرًا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ أُوْلُواْ الأَلْبَابِ

“Yu’ti’l- hikmete men yeşâu, ve men yu’te’l- hikmete fe kad ûtiye hayran kesîrâ (kesîren), ve mâ yezzekkeru illâ ulû’l- elbâb (elbâbi).: (ALLAH) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse böylece ona çok hayır verilmiştir. Ve ulûl elbabtan başkası tezekkür edemez.” (Bakara 2/269)

BİZ BİR-İZde HİKMett. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, pek çok hadisinde ve hayatı boyunca Hikmeti YAŞAmış ve buyurmuştur..

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Şüphesiz bazı şiirler vardır ki hikmettir." buyurdu.
(Buhârî, Edeb 90; Tirmizî, Edeb 69; İbn Mâce, Edeb 41)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kardeşini kendisiyle hidâyete/doğru yola ilettiğin hikmet kelimesinden daha güzel hediye yoktur." buyurdu.
(Dârimî, Mukaddime 32)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem BUYruğu Hadis-i Şeriflerde Hikmet Kavramı:

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Hikmet, mü'minin yitik malıdır; nerede bulursa onu alır." buyurdu.
(İbn Mâce, Zühd 15; Tirmizî, İlim 19)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Hikmetin başı ALLAH korkusudur." buyurdu.
(Tirmizî; Feyzu'l-Kadir, 3/ 574; Beyhakî; Deylemî; Keşfu’l Hafâ, 1/421; İbn Merduyeh; İbn Kesir, 1/242)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Yalnız iki kişiye hased (gıpta) edilebilir: Bir adam ki ALLAH kendisine hikmet vermiştir, o adam bu hikmet gereğince hareket ediyor ve bunu başkalarına da öğretiyor ve bir adam ki ALLAH kendisine mal vermiştir, o da malı Hak yolunda infâka/harcamaya koyulmuştur." buyurdu.
(Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 47, hadis no: 267, -815-; Buhârî, İlim 15, Ahkâm 3, Zekât 5, İ'tisâm 13, Tevhid 45, Temennî 5; İbn Mâce, Zühd 23)

İbn Abbâs (radiyallahu anhu) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhisselâm) beni göğsüne bastırdı ve: "ALLAH'ım, (bunu dinde fakîh kıl,) buna hikmeti ve Kitabın te'vilini öğret!" dedi."
(Buhârî, Fezâilu'l-Ashâb 24, İlim 17, Vudû 10, İ'tisâm 1; Müslim, Fezâilu's-Sahâbe 138, hadis no: 2477; İbn Mâce, Mukaddime 11; Ahmed bin Hanbel, 1/269)

İbn Abbâs (radiyallahu anhu) anlatıyor: "Rasûlullah aleyhisselâm bana hikmet verilmesi (iki defa, hikmet verilmesi) hususunda duâda bulundu."
(Tirmizî, Menâkıb 42, hadis no: 3823, 3824)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "
Hikmet, nübüvvet dışındaki isâbettir." buyurdu.
[i](Buhârî, Fezâilu's-Sahâbe 24)


Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Ben hikmet eviyim, Ali de onun kapısıdır." buyurdu.
(Tirmizî, Menâkıb 20)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "İman Yemen'lidir; hikmet Yemen'lidir." buyurdu.
(Buhârî, Menâkıb 1; Müslim, İman 82, 88, 89, 90; Tirmizî, Menâkıb 71; Dârimî, Mukaddime 14; Ahmed bin Hanbel, 1/252, 258, 270, 277)
(Bu hadisin, Lokmân (aleyhisselâm)'ın Yemen'deki kavmine mensûbiyetine atıfta bulunduğu öne sürülmüştür.)


Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Hikmetin konuşulup yayıldığı meclis, ne güzel meclistir." buyurdu.
(Dârimî, Mukaddime 28)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Bir ilim meclisine oturup hikmetli söz dinledikten sonra, bu meclisten bahsederken işittiği şeylerin sadece kötü kısımlarını anlatan bir kimsenin misâli, bir sürü sahibi çobana gelip: “Ey çoban, süründen bana bir koyun kes!.” deyince, çobandan: “Git, en iyisinin kulağından tut al.!” iznine rağmen, gidip sürünün köpeğinin kulağından tutan adamın misâlidir." buyurdu.
(İbn Mâce, Zühd 15; Ahmed bin Hanbel, 2/252)

Hikmet Evrenseldir ki, tüm Kudsal Kitablarla da bildirilmiştir.:

وَيُعَلِّمُهُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرَاةَ وَالإِنجِيلَ
"Ve yuallimuhu’l- kitâbe ve’l- hikmete ve’t- tevrâte ve’l- incîl (incîle).: Ve (ALLAH) ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretecek.” (Âl-i İmrân 3/48)

إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَتِي عَلَيْكَ وَعَلَى وَالِدَتِكَ إِذْ أَيَّدتُّكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاً وَإِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرَاةَ وَالإِنجِيلَ وَإِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ بِإِذْنِي فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِي وَتُبْرِئُ الأَكْمَهَ وَالأَبْرَصَ بِإِذْنِي وَإِذْ تُخْرِجُ الْمَوتَى بِإِذْنِي وَإِذْ كَفَفْتُ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَنكَ إِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِنْهُمْ إِنْ هَـذَا إِلاَّ سِحْرٌ مُّبِينٌ
"İz kâlellâhu yâ îsâbne meryemezkur ni’metî aleyke ve alâ vâlidetike iz eyyedtuke bi rûhi’l- kudusi tukellimu’n- nâse fî’l- mehdi ve kehlâ (kehlen), ve iz allemtuke’l- kitâbe ve’l- hikmete ve’t- tevrâte ve’l- inçil (incîle), ve iz tahluku minet tîni ke hey’eti’t- tayri bi iznî fe tenfuhu fîhâ fe tekûnu tayran bi iznî ve tubriu’l- ekmehe ve’l- ebrasa bi iznî, ve iz tuhricu’l- mevtâ bi iznî, ve iz kefeftu benî isrâîle anke iz ci’tehum bi’l- beyyinâti fe kâlellezîne keferû minhum in hâzâ illâ sihrun mubîn (mubînun).: ALLAH (celle celâlihu) şöyle buyurmuştu: “Ey Meryem oğlu İsâ! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Seni Ruhû’l- Kudüs ile desteklemiştim de beşikte iken de yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, Hikmet'i, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Ben’im iznimle nemli topraktan kuş şeklinde heykel (sûret) yapmıştın, sonra onun içine üflemiştin, böylece Ben'im iznimle bir kuş olmuştu. Ve, doğuştan kör olanı ve alaca tenliyi yine Ben'im iznimle iyileştiriyordun. Ben'im iznimle ölüleri (diriltip, kabirden) çıkartıyordun. Ve onlara apaçık belgeler getirdiğin zaman İsrailoğullarının saldırısını senden savmıştım (seni kurtarmıştım). O zaman onlardan kâfir olanlar (küfürde olanlar); "Bu ancak, sadece apaçık bir sihirdir." demişlerdi.” (Mâide 5/110)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Buyrukları baştan aşağı HİKMettir ve BİZimdir hamd olsun..

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Hikmet, mü’minin kaybolmuş malıdır-yitiğidir; onu nerede bulursa alır!.” buyurdu.
(İbn Mâce, Zühd 15; Tirmizî, İlim 19)

Kendisine hikmet verilmesi için Resûlullah sallallahu aleyhi vesellemin özel duâsına sahib olan İbn Abbas radiyallahu anhu: “Hikmet, nübüvvet/peygamberlik dışındaki isâbetli farkedişlerin adıdır.” buyurdu.
(Buhârî, Fezâil)

Kur'ÂN-ı Kerîm de Hikmetin Menbağı HAYR Âyetlerinden bazıları.:

Bakara 2/110, 177, 189, 195, 216, 271; ÂL-i İmrân 3/26, 104 ,115, 134; Nisâ 4/79, 114, 125, 149; Mâide 5:48; Yûnus 10/107; Hûd 11/114: 16:128; Enbiyâ 21/35; Hacc 22/77; Mü’minun 23/61

فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ
“Fe men ya’me’l- miskâle zerretin hayren yereh (yerehu).: Artık kim zerre kadar hayır işlerse onu görür.” (Zilzâl 99/7)

Kur'ÂN-ı Kerîmde geçen HİKMet Âyetleri:

Bakara 2/129, 151, 231, 251, 269; ÂL-i İmrân 3/48, 81; Nisâ 4/113; Mâide 5/110; Nahl 16/125; Lokmân 31/12; Sâd 38/20; Zuhrûf 43/63; Kamer 54/5; Cumâ 62/2..

كَمَا أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولاً مِّنكُمْ يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُواْ تَعْلَمُ&

Gönderen : kulihvani Tarih : 11-03-2017
Okunma : 749

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Arşiv Haberler


Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır