Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
HABERinİZ OLsun!
Resim

HABERinİZ OLsun!

der-ya

Rüyada GÖRdüklerimizi HAYRa yorup, içerdiği mesajı anlamaya çalışınca,
ne neye işaret OLa tefekkürüne DÜŞünce, KİME'e GÖRe ÂNlamalı...
Benim YORumum başka,
Beni sevenin yorumu başka,
Benden uzak OLanın bakışı başka,
HİÇ OLmayanın GÖRdüğü daha daha bAŞK'a...

Yani, UYkudayız mâdem, ÖLünce UYanacağız böyle buyurmuş EN GÜZELimiz (sallallahu aleyhi ve sellem),
ÖLmeden önce ÖLenlerimizi, hesaba çekilmeden önce kendini hesaba çekenlerimizi
İZlemeliyiz...
O büyük GÜN DE UYandırıldığımızda, HAYRa yoracağımız BİR DÜŞ OLmalı HAYYatımız.

BİZ BİR'iz ne hoş geliyor gönlüme ama, “ben”ler “BİZ”e dönüşünceye kadar,
benim için istediğimi her Can için DE isteyene kadar, istediğim DE yalnız RaBBimizin rızasını gözetinceye kadar...


إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَاء وَلَا شُكُورًا
“İnnemâ nut’imukum li vechillâhi lâ nurîdu minkum cezâen ve lâ şukûrâ (şukûren): (Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz.” (İnsÂN 76/9)

hatta ötesinde “SENim”e ULAŞıncaya kadar, yani damla OLuncaya kadar,
“Damla, kendini tamamlayınca damlar” der-ya Mevlana Hzleri..(kaddesallahu sırrahu)
Damla OLup, Sonsuz AŞK deryasına ERene kadar,
bu cümlenin sonunu getiremiyorum, gönüller nASIL isterse öyle BAĞLAsın inşaAllah!.

Seviyorum YÜCE ALLAH'ı (celle celâluhu) DEsem, Canım Hocamın sözleri DİZeleniyor İÇİm de,
“Sen başka yerde, O başka yerde değil!.
Sen bende, ben Sende gibi,
İkİmiz BİR TEN DE gibi…”

Bir kütük içinde gizlenen Zekeriyyâ aleyhisselâmı kütükle birlikte testere ile ikiye biçerek şehid ettİler...
Bu kaçıncı UYanışım Allah'ım HAYretler içinde aklım, gönlümm zevk etmekte ZİKRinle, testere SESindeki “ALLAHHH!” nidalarıyla SALLanınca bir sab-âhhhhh,
bu uyandırılışımı da HAYRa YORuyorum,
beni bana bırakmak istemediğini GÖRüyorum,
“HAYdi yine iyiSİN!” diyorum kendime,
“ne HÂLİN varsa GÖR!” denilmiyor Rahmet-i İLAHîden, bunca gafletine rağmen,
Şefkatli BİR RABBim var ve ŞEVKe GELiyorum,
Sonra işte bu noktada, Yâ-Sîn SÛResi ne güzEL akıyor İÇime...


وَمَا لِي لاَ أَعْبُدُ الَّذِي فَطَرَنِي وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Ve mâ liye lâ a’budullezî fataranî ve ileyhi turceûn (turceûne): Hem neyime kulluk etmiyeyim ben, o beni yaradana? Hep de döndürülüp ona götürüleceksiniz.” (Yâ-Sîn 36/22)

Bu ÂY-eti O'mu bana buyuruyor, ben mi bana diyorum?

DİNledikten sonra OKUyabiliyorum...
DİNleyebilmem İÇİn de derin bir SES-sizliğe doğru çekiliyorum.
Kur'ân-ı Kerim öğrenirken DE Hocamız diyor: “ÖNce DİNleyin dikkatlice,
sonra OKUyun!..”
DİNlemeden OKUmalarda bir tuhaflık var,
dikkatlice DİNleyenler de ise, HAKİKATen doğruya YAKın bir OKUma şekli
YAKıne GELen DE, YakÎNliğin verdiği mutlulukla anlatılmaz bir hâle girer ki, HER şey HOŞ GÖRünür O zamÂN, O'nun İZniyle.

ÇOK SESler arasındayken DUYmam zorlaşıyor. Ya da DUYduğumu anlayamıyorum.
Kendimi ÂNLAma YOLCUluğum, O kalbime dOKUNdukça değişiyor.
Kalbleri istediği gibi evirip çevireni, ZÂTını tanıtmak için donattığı âlem-i,
saymakla bitiremeyeceğimİZ Nİ’METlerini,
HAKkını ödemeye güç yetiremeyeceğimiz HAKKını,
EŞsizliğini, AŞKına DÜŞenlerini nASILL SEVdiğini
Kuluna, kulunun Zannı üzere muamâle ETTiğini,
Kuluna şah damarından daha yakın iken, kimi zaman çokk uzaklardaymış gibi ÖZletmesi,
bu cümlenin de SONu YOKK gibi!..

YOK iken VAR eden BİZ'i, DİLE-SİN DE inşaAllahh HEPP BİR'den DİNleyeyim...
O'nda OLunca DİNleniyor KALBler, başka yerlerde ÇOKKK YORuluyor,
EZiyet etmeyelim kendimize ALLAH (celle celâluhu) İÇİN!...

Gerçek MUTluluk, huzur, İÇ neş’esi ve rahatlık ise, sadece ALLAH'ın zikriyle mümkündür.


الَّذِينَ آمَنُواْ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ اللّهِ أَلاَ بِذِكْرِ اللّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ
“Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu): "Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Ra’d 13/28)

Evvel-Âhir SEVgiyle HEPimize inşae ALLAH!..

Gönderen : kulihvani Tarih : 17-01-2012
Okunma : 186

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Gönderen der-ya - Tarih/Saat: 21-01-2012, 13:31:18

Rabbim razı olsun Can-ı Halim'den... Ebedi MuhabBetle Ebediyen BİZ BİRlikte inşallah... Yazının başlığını can hocam ne hoş BULmuş ''HaberinİZ OLsun! Gizli bir hazine bulmuş bir ERen sanki, halka da DUYurmak isterceSİN'e... Şu kutsi hadis ESintisini getirdi gönlüme, Ben bir gizli hazine idim, bilinmeyi istedim ve kainatı yarattım. HAK DOSTlarının hemen hemen HEPsi mânen böyle SESlenmekte değil mi yüreklere, gizli bir hazine den ''HaberinİZ OLsun! Boşu boşuna geçirmeyin HAYatınızı... HAY ALLAH C.C razı olsun dostlarından, bizide onların yüreklerinden eksik eylemesin inşallah-u Rahman.. *********Kuran-ı Kerim ışığında MUTLUluğun sırrına ERmek duasıyla...HEPimiz için amin.. *** Mutluluğun formulü 40 ayette gizli… İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran. Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma. Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma. Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma. Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme. Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma. Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap. Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster. Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş. Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme. Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle. İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle. Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart. Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma. Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran. Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme. Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma. Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla. Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var. Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme. Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol. Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan. Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil. Saff 2: Yalandan uzak dur. Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme. Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma. Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma. En’am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme. En’am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın. Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç. Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama. İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme. İsra 23: Anne ve babana ‘off‘ bile deme. Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur. Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et. Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma. Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme. Necm 3: İnanma duygunu diri tut. Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.
Gönderen halimkok - Tarih/Saat: 17-01-2012, 13:46:51

Hem neyime kulluk etmeyeyim ben o beni yaradana? İnsan bu soruyu kendine sorar da nasıl bir neden bulabilir ki O’ na kulluk etmemek için. O’ na kulluk etmeme hakkını kendinde bulabilir mi insan? “Hakkını kendinde bulabilir mi?” derken HAKK’ ını kendinde bulanın Zaten O’ na kul olmaması, O’ nun kulu olduğunu bilmemesi mümkün değil de… Doğrusu şöyle demek lazım O’ na kulluk etmeme HAKK-sızlığını nasıl hakkı gibi görebilir insan! Ya da O’ nun buyurduğu gibi; Ey insan Kerim olan Rabbine karşı seni aldatan nedir? (İnfitar Suresi 6.ayet) Demek lazım. O, insanın aldanışta olduğunu söylediğine göre şu HAYYat' ta , HAKK’ tan gayrı BiR HaKiKât İKRAM' dan gayrı bir şey gören aldanıştadır, zandadır, hüsrandadır. Andolsun Asr' a... İnsan Hüsrandadır.. Asr Suresi Buyurduğuna göre bir aldanma nedeni olması lazım ki böylesine açık seçik bir HaKiKâT’ ten gafil olsun insan. Sabahın soğuğunda durakta otobüs bekliyor ve; Buz tutan yerlere, Gökte nazlı nazlı uçan kuşlara, O soğuk havanın berraklığında semada bir kar topu gibi görünen Kamer’ e bakarak düşünüyordum. Hayat ne kadar tuhaf bir yoldaş diye düşündüm. Bazen böyle sabahın köründe alır bizi soğukta titretir. Bazen güller serer yollarımıza hesabı… Neyi niye yaptığını anlamak zordu hayatın. Elbette onun bir şey yapma imkanı yoktu... Âlemlerin Rabbine Sadık bir hizmetçiydi HAYYat… O neyi irade eylerse ona boyun eğiyordu... Ben gibi kör cahil bir HaM'ın; “Neden? Niçin?” lerine, dırdırlarına, zırzırlarına sabırla katlanıyor ve KaDeR (Ki O’ nun KuDReT KaLeM’ inin yazdığıdır) gereği olmam gereken yere doğru sürüklüyordu sayısız İKRAM' lar içinde... Kendimi, Hızır as’ a yoldaşlık eden Musa as’ a benzettim HaYY-at ile yolculuğumda ve yoldaşlığımda… Çok soru soruyor ve ısrarla cevaplar istiyorum. Rabbimin izin verdiği ölçüde HaYYat bir kısmına cevap veriyor, bir kısmını ise duymazdan geliyor. Soru sormak yok… Yaşamak var der gibi… İşte soğukta zihnim açıldı herhalde ki… (Zihnimin, aklımın nasıl bir örtüsü olmalıydı ki böyle açılıp kapanabilmekteydi.) (Neyse hazır açılmışken) dedim ki; Gece olması KaDiR,KıYMeT’ in BaTıN’ da aranması gerektiğine işaret ediyor olmalı. Çünkü ZaHiR' de olan sayısız İKRAM görmezden geliniyor insanlarca Nice KaDiR-KıYMeT’ ler aşina olunduğu için BiR anlam ifade etmiyor insana. Bir anlam ifade edenler ise PUT' u haline geliyor insanın... “Sabah oldu” diyor insan… "Ooffff yine iş… Haydi erken kalkman lazım…" Hıııh... Ölüm gibi insan için... Ne olan sabah… Ne de o sabaha uyanabiliyor olmak Bir anlam ifade etmiyor bir çok insan için… Yalnızca rahatını arıyor… Ve itiraz ediyor. Dedim ki itiraz ile terazinin bir ilgisi var mı? Var tabi dedi gönlüm; TeRaZi’ de; Senin Rızan ölçülür… iTiRaZ ise RaZı olmayış halidir… Sevgili Derya Can… Unutmuştum tüm düşündüklerimi… Yazdıklarını okurken içimde bir yerler sızladı… Babam rahmetli derdi ki; Köpek te kışı geçirir de, yediği ayazı bilir… İşte senin yazdıklarınla içim titreyince sabah yediğim o ayazı ve o ayazda aklımdan gönlümden geçenleri hatırladım. Ve çok acele yazdım. Dursam unutacağım. İşyerindeyim belki tekrar yazmaya da vakit bulamayacağım… Sürçü lisan ettikse gönlü güzeller hoş görsün. Muhammedi Muhabbetle….
Arşiv Haberler

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır