 |
 |
 |
| |
Kimler Online
Toplam Ziyaret: Bugün: 1671 Hits
Dün: 3972 Hits
Topl.: 4580993 |
|
 |
 |
 |
|  |
 |
|
 |
| |
.:: Forum Gözetleyici ::.
| | Başlık | Yazar | Okunma | Yanıt | Son Gönderen | | Tasavvuf metinleri niçin neşredilmemeli? | | 526 | 33 | pehlivan Mar 11, 2010 at 13:09:45 | | *** İlahi ikaz *** | | 2837 | 278 | ayyildizfm Mar 11, 2010 at 12:55:56 | | SAKIN TERK-İ EDEBDEN | | 36 | 1 | Gul Mar 11, 2010 at 11:54:04 | | YÂ-SÎN SIRRI | | 293 | 17 | Gul Mar 11, 2010 at 11:45:38 | | GİZLİ MESAJ 1 (SAKIN TIKLAMA) | | 136 | 6 | safa-merve Mar 11, 2010 at 11:43:04 | | ŞİİRLERİNDEN FAL TUTTUM | | 121 | 6 | safa-merve Mar 11, 2010 at 11:40:31 | | Celâleddîn-i Rûmî k.s MESNEVİ | | 332 | 57 | safa-merve Mar 11, 2010 at 11:30:50 | | Beşer OL-AN Resulullah sav | | 30 | 1 | sdemir Mar 11, 2010 at 11:28:39 | | RESULULLAH (sav) BUYURUYORKİ.... | | 69 | 5 | sdemir Mar 11, 2010 at 11:25:23 | | ZOR YOLa IŞIK tutan SÖZler! | | 1629 | 229 | sdemir Mar 11, 2010 at 11:24:21 | | SELAM VE SEVGİYLE | | 58 | 7 | sdemir Mar 11, 2010 at 11:23:01 | | EZAN DUASI | | 41 | 2 | Gul Mar 11, 2010 at 11:18:52 | | Yâ RESÛLULLAH (sav) | | 109 | 6 | sdemir Mar 11, 2010 at 11:17:59 | | ÖZ TASAVVUF - IX | | 1034 | 15 | Gul Mar 11, 2010 at 11:14:57 | | HERGÜN BİR HADİS EKLEYELİM-III | | 1711 | 300 | nur-ye Mar 11, 2010 at 11:14:29 | | KUL İHVANÎ SILA-SALL SOHBETİ | | 167 | 10 | sdemir Mar 11, 2010 at 11:12:15 | | Konu: 6646 | Mesaj: 45977 | Toplam Okunma: 821254 | Toplam Cevap: 39368 | Kayıtlı Üye: 1615 | | [ Forumlar Anasayfa ] [ Forum Arama ] |
|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
| |
MİHRABİYE

ALLAH DOSTU Münir DERMAN (ks) MİHRABİYE
Sâdıklar zümresine giren artık onlara hesap yoktur, onlara korku yoktur. Onlara daima Cemâlullahın güzel Cemâli vardır. Onun için aziz mü’minler, dünya bu gün gafletle dolu. Gafletli insanlarla dolu. Hiç kimse ne olduğunun farkında değildir. Hiç kimse kimse için ölmeyecektir. Herkes kendi için ölecektir. Dünya nihâyet 60, 70, 80, 100 sene diyelim. Ondan sonra âhirete intikaldir. Âhirete intikal, âhiret seyihatının yolculuğu, pasaportu. Orada nasıl seyahat edilir, orada nasıl lisanı vardır. Trafiği nedir? Secdede öğrenilir…
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 28.02.2010 Saat: 22:30 (115 okuma)
(Devamı... | 29124 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
EDEB-II
. ALLAH DOSTU Münir DERMAN (ks) EDEB-II
Edeb bu. Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimizin: “El edebi hayrün mine’z- zehebi” dediği edeb bu! Bu edeb o kadar büyük edeb o kadar büyük edebdir ki edebin büyüğü küçüğü, kilosu, bir gramı, yüz gramı milyon tonu yoktur. Edeb bir türlüdür. Rammâz diye bir Bağdat’ta eskiden, bu olmuş bu. Ben buradan böyle uydurmasyon Cingöz Recai, Karagöz Hikayeleri anlatmam oğlum! Olmuş kitaba geçmiş kitabın sahibi de: “Allaha yemin ederim ki bu doğrudur!” diyen kitaplardan ve işittiklerimden anlatırım. Burada Karagöz hikayesi ben anlatmam. Öyle aklın almayacağı hikaye yok...
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 04.02.2010 Saat: 15:23 (198 okuma)
(Devamı... | 27626 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
MELÂMİLİK

MELÂMİLİK Mustafa KARA Arapça "levm" kökünden türeyen melâme, kötü görmek, azarlamak, serzenişte bulunmak, çirkin bulmak, kötülemek gibi anlamlara gelir. Tasavvufî bir meşreb, daha sonraları bir tarikat olarak ortaya çıkan Melâmetiye: "Kınayanın kınamasından korkmamak, bunu uygulamaya koymak için de nefsin istek ve arzularına karşı durmak, ruhi halleri gizlemek veya aksini dışa vurmak" esaslan üzerine kuruludur. Hicri II. yüzyılda ortaya çıkan zühd ve tasavvuf hareketi, aradan bir yüzyıl geçmeden şekillenip kurumlaşmış ve bunlara bağlı olarak adab-erkan, seyr ve sülük, halvet-uzlet belirli hale gelmiş, sufîlere mahsus kıyafetler, davranış tarzları ortaya çıkmış dergah ve tekkeler yapılmaya başlanmıştır. İlk şekliyle melâmilik (Melâmetiye) bu kurumlaşmaya karşı bir hareket olarak ortaya çıktı. Bu meşrebi benimseyenlere göre, zühd hareketinin yukarda belirtilen şekiller altında kendini göstermesi, zühde ters bir anlayış olarak algılandı…
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 03.02.2010 Saat: 11:56 (173 okuma)
(Devamı... | 12845 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
İMAM ALİ (kv) nin ŞEHÂDETİ
. İMAM ALİ (kv) nin ŞEHÂDETİ Kul İhvanî İmâm Ali Keremullahi veche, Hicret’in 40. yılı (28 Ocak Milâdi 661) Ramazan ayının 21. gecesi, Hakk''a Şehid-Şâhid Olarak yürümüştür.. İmâm Ali Keremullahi veche, Hak’ka kavuştuğunda 63 yaşında idi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, peygamberliğini izhardan önce on, yahut on iki yıl ömür sürmüş, yirmi üç yıl Hz. Peygamberle beraber bulunmuştur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra otuz yıl yaşamıştır. Şehadetinde altmış üç, yahut altmış beş yaşlarındaydı. Nesaî, Hasais'inde, senediyle Ammar'dan şu hadisi tahric eder: Ammar demiştir ki: “Ben, Ali'yle beraber, Üşeyre savaşındaydım. Rasulullah: "İnsanların en kötüsü olan iki kişiden söz açayım mı?" dedi. Biz: “Evet Yâ Resûlullah sallallahu aleyhi ve selem!” dedik. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Birisi Semud kavminden olup Salih Peygamber'in devesini öldüren Uhaymir, öbürü de sana şurandan vurup kanını şuraya akıtan" buyurdu ve Ali'nin başıyla sakalını gösterdi. (Nesaî, bu hadis, Müslim''in şartınca sahihtir de demiştir.)
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 29.01.2010 Saat: 15:35 (96 okuma)
(Devamı... | 11942 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
RIZÂ-ÇİLE

RIZÂ-ÇİLE güllale
Râzılık, rızâ göstermek, OL-ANı olduğu gibi beğenmek… Öngörmemek, istememek, îtiraz etmemek, sabır etmek ile değil, çile olarak algılamak ile değil, MÜHRÜNÜ KALIBINI BASMAK İLE İSBAT BULAN DEĞER…
Çile, dert, keder, hüzün ise kıyasın getirdiği bir yanılsama… Herkesin kötürüm olduğu yerde ben niye böyle oldum çilesi olabilir mi? Herkesin hasta olduğu yerde hastayım çilesi olabilir mi? Bunu her türlü ÇİLE başlığına düşünebiliriz.
Ne beklemekteyiz HAYYattan da HAYYata ne-neler ile bağlıyız da OL-ANa ya da OL-may-ANa çile demekte ah u figanlar etmekteyiz? HAYYatın kuruluşunda ortaklar mı idik? BİZe sorulmadı da: “Bana sorulmadan nasıl yapıldı?” mı demekteyiz?..
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 30.12.2009 Saat: 00:38 (121 okuma)
(Devamı... | 12193 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
SEViyelenMEK ~ SEVİyeleŞMEK

SEViyelenMEK ~ SEVİyeleŞMEK Ankakuşu SEViyelenMEK... Seviyelenmenin ilk ve ana kuralı SEVMEK olsa gerek… Sevmek ise Muhammedi Merhamet, Muhabbet ve Hasbî Hizmet ile olabilir.. Ancak sevmenin ilk şartı da tanımaktan geçer... Öyle ya, insan tanımadığı birisini sevebilir mi?.. İlim – İrade – İdrak ve İştirak bazında T-AN-ımak ; O kişiyi AN da yaşamak demek olabilir mi?.. Bir düşünün her AN onunla olduğunuzu, aynı et – tırnak gibi.. Parmaktaki yüzük öylemidir?.. istediğin zaman çıkarırsın.. Gerçek dişler ile takma dişler aynı mıdır?.. Zaten sahte şeyler başkalarını da korkutur, ürkütür, kendinden uzaklaştırır… Geçenlerde babam takma dişlerini çıkarıp taktı da bunu gören küçük yeğenim korktu.. Sahte sevgilerde güvenilir olmaz ve kaçırır insanı.. Gerçek sevgi zor bulunur ama kolay yaşanır…
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 25.12.2009 Saat: 02:14 (162 okuma)
(Devamı... | 29533 byte kaldı | 4 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
|  |
|